Sazan ailesinin bir üyesi olan bu balığı bir kere yakalayanın daha sonra hep bu balığın peÅŸine düÅŸeceÄŸi söylenir. Bunu nedeni yakalandığında gösterdiÄŸi enerjik ve güçlü direnç ile avcılığının çok zevkli olmasından kaynaklanmaktadır. Yurdumuzda yaygın olarak bıyıklı balık; İç anadolu ve DoÄŸu Anadolu bölgelerinde karaçeçe, kayabalığı olarak da bilinir. Yabancı kaynaklarda barbel (ABD, İng.), barbe (Alm.), barbo de rio (İsp.), mrena (Yug.), usatch (Rus.) isimleri ile bulunabilir. En belirgin özelliÄŸi balığa adını veren bıyıklarıdır. Üst çenesinde bir çift, çenelerinin bir leÅŸtiÄŸi yerdede bir çift olmak üzere toplam 4 bıyık benzeri uzantısı vardır. Tüm barbuslarda iki çift bıyık bulunur. Balık bu organları dibi araÅŸtırıp yiyecek bulma ve tad alma amaçlı kullanmaktadır. Dipten beslenma alışkanlığı vardır, aÄŸzı da beslanma alışkanlığına uygun aÅŸağı dönüktür. Konik kadife diÅŸleri vardır. Bu kadife diÅŸler yine de ufak bir kabukluyu kırıp yiyebilecek kadar saÄŸlamdır. Dudakları kalındır. Vücudu akıntılı sulara sulara uygun silindirik uzunca, hidrodinamik yapıdadır. Kafası vücut yapısına uygun büyüklüktedir, alnından aÄŸzına doÄŸru dik sayılacak ÅŸekilde iner böylece aÄŸzı altta kalır. Gözleri küçüktür. Sırt yüzgeci tektir ve küçük sayılır. Ku
yruk iyi geliÅŸmiÅŸtir. Sırtı gri-kahverengi, yanları kahverengi bronzdan gittikçe açılarak karnında beyaz veya açık gridir. Gençlerinin yanlarında serpiÅŸtirilmiÅŸ hafif zeytin yeÅŸili lekeler olabilir. Tüm vücudu iri sayılabillecek pullarla örtülüdür. Yüzgeçleri gayet iyi geliÅŸmiÅŸ ve çoÄŸu zaman kırmızı renktedir, bu kırmızılık genelde kenarlarda iken bazılarında tüm yüzgeci kaplar.
HerÅŸey yiyicidir. Dipte bulduÄŸu bitki, larva, solucan, kurt, küçük kabuklular, kök gibi besinleri yer. Et yemeyi özellikle sever. Bıyıkları ile dibi araÅŸtırırken bir yandan da aÄŸzı ile sazan gibi kazar. Yemlenirken elektrikli süpürge gibi vakum yaratarak dibi ve taÅŸları emer. Yarattığı vakum o kadar güçlüdür ki taÅŸların içindeki veya dipte sert zeminde yaÅŸayan organizmaları da emerek yer. Yiyecek kokusuna çok hassastır, bu da iyi yemleme yapılması ile avcılığının verimli olacağı anlamına gelir. Yurdumuzda yaÅŸayan farklı türleri aÅŸağıdaki balıklardır.
|
Barbus plebejus, Barbus barbusa çok benzer, akontılı sularda veya denize akan derelerin deltalarına yakın yerlerde yaÅŸar. Bıyıklı balık adı ile bilinir. Sırtı kahverengimsi sarı yanlarda sarımsı karna doÄŸru açık sarı veya sarı-beyaz olabilir. Yanlarında ve yüzgeçlerinde çok sayıda siyah lekeler vardır. Yurdumuzdaki pek çok akarsuda özellikle Ege ve doÄŸu Anadolu bölgelerinde yaygındır, En çok 30 santim boya ulaşır. Bu balık Türkiye’nin de taraf olduÄŸu Bern anlaÅŸmasının 3 numaralı ekinde Avrupa sularında koruma altına alınmııştır. Amatör açısından avcılığı tüm bıyıklı balıklarda olduÄŸu gibidir. Yurdumuzda bu balığın 4 alt türü de bulunur. Bunlar: Barbus plebejus kosswigi, DoÄŸu Anadolu’da genelde Dicle nehir sisteminde bulunur. Barbus plebejus lacerta, DoÄŸu ve Batı Anadolu’da geniÅŸ bir alanda dağılım gösterir, en fazla 40 santim boya kadar büyür. Barbus plebejus ercisianus, Van gölüne akan derelerde bulunur. Barbus plejebus escherichi, tüm yurtta doÄŸudan batıya ve hatta Trakya bölgesinde bulunur, ufak balıktır en fazla 20 santim boya uzar. |
|
|
Barbus rajanorum (Pallas 1814). Batı Asya kökenli bir balıktır. Dicle ve Fırat nehirlerinin yerel balığıdır, en yaygın olarak da buralarda bulunur. Bıyıklı balık veya sirink adı ile de bilinir. Yine bu bölgelerde Barbus rajanorum mystaceus adı ile tanınan bir alt türü bulunur. Kafası yüksek bir profile sahip ve iridir, gözleri da büyük sayılır. AÄŸzı büyük ve oldukça kuvvetlidir. Sırt yüzgeci diÄŸer türlere göre daha fazla geliÅŸmiÅŸ olup baÅŸa yakın tarafındaki en uzun kısmı sert bir diken ÅŸeklindedir. Sırtı koyu kahverengi (siyahımsı) yanarı daha açık sarı beyaz renklidir. Pulların iridir. uçlarında siyah benekler bulunur. En fazla 60 santim boya ulaşır. Amatör açısından avcılığı tüm bıyıklı balıklarda olduÄŸu gibidir. |
|
|
Barbus capito, bıyıklı balık adı ile bilinir, yabancı kaynaklarda Bulatmei barbel olarak geçer. Vücut yapısı diÄŸer türlerden biraz farklıcadır. Sırtı o kadar yüksek olmayıp baÅŸ tarafı aÄŸzına doÄŸru daha az bir eÄŸimle uzanır, bu kafasına sivrice bir görüntü verir. Nehir balığıdır. AÄŸzı diÄŸer barbuslar gibi at nalını andırır ÅŸekilde ve güçlüdür. Rengi diÄŸer akrabaları ile aynı karakterde sırtta koyu sarımsı kahverengimsi yanlarda daha açık karnı sarı beyaz renktedir. Ülkemizde pek çok suda bulunmakla beraber daha çok güneydeki sülarda da yaygındır. Trakya’da da bu balıktan yakaladığım oldu. Balkanların güneyi doÄŸal yaÅŸam alını olduÄŸundan Trakya’da da yakalanmaktadır. Amatör açısından avcılığı tüm bıyıklı balıklarda olduÄŸu gibidir, daha çok et yemler tercih edilmelidir. Yurdumuzda iki alt türü vardır. Bunlar: Barbus capito capito; Hazar ve Aral gölü kökenlidir yine de yurdumuzda Çoruh ve Aras nehirlerinde bulunmaktadır, 70 santime kadar büyür. Yerel halk tarafından Caner ismi ile bilinir ve etinin lezzetli olması dolayısı ille yerel olarak ekonomik deÄŸeri yüksektir. Barbus capito pectoralis; GüneydoÄŸu Anadoludan, batı sahillerine kadar Türkiye’nin güneyindeki dere ve nehirlerde bulunur. 50 santim boya kadar ulaşır, eti lezzetlidir. |
|
Ülkemizde yukarıda tanıtılanlardan baÅŸka bir kaç bıyıklı balık (barbus) türü daha vardır. Ancak burada o balıkların tanıtımına ÅŸimdilik girilmeyecektir.
Üremeleri ilkbaharda suların 14 dereceye kadar ısınması ile baÅŸlar Bu dönem Mayıs, Haziran aylarına denk gelir. Yumurtlamak için yaÅŸadıkları nehirde akıntıya karşı, üst kısımlara doÄŸru göç ettikleri belirlenmiÅŸtir. Çakıllı hızlı akışlı, temiz sulu sığlıklar yumurta dökümü için uygundur. Yumurtalar dipte kalır, yaklaşık 2 mm çapında sarımsı renktedir. Yumurtaları zehirlidir. Zehir insanı öldürecek kadar güçlü olmasa da mideyi bozup hasta etmeye yeterlidir, yenmemelidir. Bir diÅŸi vücudunun her kilogramı için 5000 – 12000 arası yumurta bırakır. Erkekleri 3 – 4, diÅŸileri 5 – 6 yaşında cinsel olgunluÄŸa eriÅŸirler. Barbus barbusların en fazla 15 yıl yaÅŸadıkları tahmin edilmektedir. 120 santim boya ve 12 kilo ağırlığa ulaÅŸabilirler.
Bıyıklı balık, alabalık gibi bol aksijenli, temiz ve hızlı akışlı nehirleri sever. Ama alabalık için çok sıcak sayılacak ve yaÅŸayamayacağı sularda da bıyıklı balık bulmak mümkündür. Genelde bulunduÄŸu nehirin derin yerlerinde yaÅŸar. Åžiddetli yaÄŸmur, kar suları gibi nedenlerle suların yükselmesi ve bulanması durumlarında sığ sulara çekilir. Fazla balıkçının olduÄŸu yerlerde geceleri kıyılarda yemlenmeyi tercih eder. Büyük balıklar ikili üçlü gruplar halinde gezer ve çoÄŸunlukla geceleri yemlenir. Sık su bitkileri arasında da bulunur, özelllikle akıntının ortasında sazlardan oluÅŸmuÅŸ korunaklı, bitki adalarının içine girmeyi severler. Böylece bıyıklı arayabileceÄŸimiz bir yer daha ortaya çıkıyor; bıyıklı gündüzleri gün ışığının az düÅŸtüÄŸü gölgelik ve korunaklı yerleri tercih eder. Bazen bu sık bitkili ortamlarda yaz geceleri su üzerinde yemlenirken de görülebilir ancak bu zamanlarda av vermez. Ufak çaÄŸlayanların düÅŸtüÄŸü noktalardaki derin sularda sıkça rastlanır.
İlkbaharla beraber sığlıklarda yemlenmeye baÅŸlar, sonbaharda derinlere çekilir. Kışı sert geçen yerlerde hemen hemen yarı kış uykusuna yatar. Nadiren, güneÅŸli günlerde yemlenir. Kışın bu nedenle avcılığı olmaz. Oltaya gelse de bu rastgeledir.
Yurdumuzda yukarıdaki tanıma uyan pek çok nehir ve derede bulunur.
Avcılığı balığın oltaya yakalandktan sonra enerjik hareketleri, güçlü direniÅŸi ile çok zevklidir. HareketliliÄŸi dolayısı ile yakalanan balığın sudan alınması baÅŸlı başına problemdir. En doÄŸru ve uygun yöntem kepçe kullanarak bıyıklıyı sudan çıkartmaktır.
Avlamak için uygulanacak yöntem birkaç püf noktası dışında sazan balığı ile tamamen aynıdır. Burada püf noktası deyip geçmemek gerek! Bu püf noktaları önemli farklar yaratır ki burada bunlara göz atacağız. Burada açıklanan bazı konular akıntılı sularda yapılan avcılığın temel kuralları olarak önemlidir.

Sazan avında kullanılan tüm takımlar bıyıklı içinde kullanılabilir. Dip takımları, ÅŸamandıralı takımlara göre daha verimlidir. Dikkat edilmesi gereken sudaki akıntıdır. Bıyıklı hızlı akıntıllı suları sever dedik. Kıyıdan atılan dip takımında eÄŸer kıyıda kalan kamışın ucu suya yakın bırakılırsa suyun içinde kalan olta ipi miktarı oldukça uzundur. Bunun anlamı daha uzun olta ipinin akıntıya maruz kalması olur, bu da oltayı sağırlaÅŸtırır. Kıyıdaki kamış, üstteki resimde gösterildiÄŸi gibi uzunca bir dikme üzerine yaslanarak mümkün olduÄŸunca dik konumda tutulmaya çalışılır. Böylece suyun içinde kalan misina miktarı azaltılır, olta ipinin akıntı ile bel vermesini önlenir, olta da daha hassas hale gelir. Aslında bu akıntılı sularda sadece bıyıklı için deÄŸil dip takımı kullanımında genel bir kuraldır. Sakin sularda kamış daha eÄŸik tutulabilir hatta ucu suya bile sokulabilir. Bu uygulamada oltanın üzerine konduÄŸu dikmeye ya sazan bahsinda anlatılan elektronik vuruÅŸ ikaz cihazı konur veya bir çan asılır ki vuruÅŸu fark edebilelim. Elektronik vuruÅŸ ikaz cihazı kullanılırsa yem kontrol sistemli (baitrunner) makinalar kullanmak gerekir.
Kullanılacak takım da hemen hemen sazan ile aynıdır. Yani aynı kamış, makina kullanılabilir. Yine de bıyıklının çok hareketli ve enerjik olması nedeni ile, genel uygulama ve eÄŸilim bıyıklı için sazan için kullanılandan daha kısa kamış kullanmaktır; mesela 2,7 veya 3 metrelik kamışlar gibi. Ama oltayı ve bedeni en az birer numara ince seçmek gerekir. Bıyıklı ürkek bir balıktır ve misinayı hissettiÄŸi anda yemi bırakır. Bedeni de
sazan için kullanılandan daha uzun tutmakta yarar vardır, mesela 60 – 70 santim beden daha uygundur. Böylece de bıyıklının bedeni hissetmemesi amaçlanır. Beden monofilament naylon iplerden olabileceÄŸi gibi, ince olsun diye örme olta ipi de kullanılabilir. İğne aynı boyda mesela 4 numara seçilebilir. iÄŸne kalın kısa saplı olmalıdır; bu da sazan için tavsiye edilen iÄŸnenin aynısıdır ki hem sazan hem bıyıklı için yandaki form iÄŸne idealdir.
Sazan için kullanılan tüm yemler boili dahil bıyıklı için de kullanılır. Burada da bıyıklıya ait bir fark vardır ki önemlidir. Bıyıklı özellikle et yemeyi sever. Böylece sazan için pek sık kullanılmayan bazı yemler bıyıklı için oldukça geçerlidir. Böylece dövülmüÅŸ et, ciÄŸer, tavuk ciÄŸeri, sosis, konserve kedi köpek mamaları oldukça iyi iÅŸ yapar. Peynir de bıyıklının severek yediÄŸi yemlerdendir. Yukarıda bıyıklının yiyecek kokusuna çok hassas olduÄŸunu belirtmiÅŸtik o halde yemleme ve yemlerin kokulandırılması önemlidir. İri balıklar iyi bir yemleme yapıldıktan sonra yakalanır. Bunlara bir göz atalım.
AÅŸağıda akıntılı sularda bıyıklı avında kullanılacak bir yemleme tarifi var. Kuru karışım hazırlandıktan sonra; yemleme hamurunun yapılışı ve kullanılışı daha önce yemleme bahislerinde anlatıldığı gibidir.
|
Bıyıklı Balık için yemleme hamuru |
|
|
200 gr. 300 gr. 200 gr. 100 gr. |
Kazein (peynir özü) İrmik Mısır unu Süt tozu |
|
Yumurta ve kokulandırıcılar da ilave edilir. Kokulandırıcı olarak, köri sosu, anason, vanilya gibi katkılar kullanılır. Kuru karışıma dere kıyısındaki çamur, çakıl ilave edilerek sulandırılır ve yemleme topları yapılır. |
|
Yemlemde kıymadan yapılmış köfte benzeri ceviz büyüklüÄŸünde toplar da kullanılabiliir. Kıyma topları veya yemleme köfteleri, ne derseniz deyin, yukarıdaki gibi kokulandırılıp yem olarak da et kullanılırsa sonuç daha da iyidir. Bol balık yakalamanın yanında çok iri balıklarda çıkabilir.
|
|
|
|
|
Salamın, sosisin veya etin hazırlanmasında kullanılacak bir yolda kübik kesilmiÅŸ parçaların naylon bir paket veye plastik bir kab içine konarak kırmızı yemek boyası ve kokulandırıcılarla iyice karıştırılarak bekletilmesi ve bütün parçaların eÅŸit kırmızılığa kadar boyanmasını saÄŸlamaktır. Bu süre içinde yem bir kaç kez dondurulup buzu çözülürse daha da iyi sonuç alınır. Altta bu ÅŸekilde hazırlanan yem görülmektedir.
Peynir de bıyıklı balığın sevdiÄŸi yemlerdendir. kaÅŸar türü iÄŸneye takılınca dağılmayacak ve yeterince elastik olan peynir parçaları iÄŸneye doÄŸrudan takılabileceÄŸi gibi, küçük küçük küb ÅŸeklide kesilerek boili gibi ince bir iplikle iÄŸneden ayrı kalacak ÅŸekilde de kullanılabilir. Bazen kübik kesilmiÅŸ salam veya silindirik kesilmiÅŸ sosisler de boili gibi takılabilir. Peynirin kokulandırılmasına gerek yoktur ancak baÅŸka ÅŸekillerde yemleme yapılması gereklidir.
Bu kadar çok ve farklı yemlerle yakalanan bıyıklının avı sırasında dikkat edilmesi gereken bir kaç konu daha var. Bıyıklının akıntılı sularda ve sık su bitkileri arasında yaÅŸadığını biliyoruz. Av sırasında takılma sık sık olacaktır av sırasında ve mümkün ise avdan önce mümkün olduÄŸunca dibin yapısı ve takılmaya sebep olan yerleri bulmaya, tespit etmeye çalışmakda yarar vardır. Takımın akıntı ile sürüklenip gitmemesi için çalışır kurÅŸun veya sabit iskandilin köÅŸeli olmasında hatta kare veya baklava dilimi ÅŸeklinde olmasında büyük yarar vardır. Yemlikli tekım kullanılıyorsa sazan bahsinde gösterilen köÅŸeli yemliklerin kullanılması doÄŸru olacaktır. Dip takımlarında (çökertmeler) kullanılacak yuvarlak veya silindirik ÅŸekilli herÅŸey akıntı ile kolaylıkla sürüklenip gidecektir. KöÅŸeli ağırlık kullanmak akıntılı sularda yapılacak tüm avcılıklarda geçerli bir kuraldır ve sazandan çapaÄŸa akıntı sularda yakalanan her balık için kullanılabilir.
Bıyıklının oltaya vuruÅŸu da oldukça farklılıklar gösterir. Sık sık balığın vurduÄŸu halde yakalanmadığı görülür. Hatta bazen oldukça sert ve kesin vuruÅŸ olsa da balığın yakalanmadığı görülür. Bazen de oltada küçük sarsıntı ve vuruÅŸ iÅŸarertleri olur ama balık yakalanmaz. Bıyıklı bazı durumlarda yemi alıp akıntı yönünde hızla hareket eder; bu sert ve kesin bir vuruÅŸ gösterir ki balık genellikle yakalanır. Bazen olduÄŸu yerde yemeye çalışır veya yemi alarak akıntıya karşı yavaÅŸca yüzerek uzaklaşır ki bu da daha yavaÅŸ vuruÅŸ göstermesine raÄŸmen balık gene yakalanabilir.
Elbette daha farklı yöntemlerle de bıyıklı balık yakalamak mümkündür. ÖrneÄŸin alabalık ve somonla aynı sularda yaÅŸayan bıyıklı, bu balıklar için yapılan atıp çekmelerdeki sahte yemlere de ilgi göstererek yakalanır, hem de atıp çekmelere çıkan balıklar genelde 4 – 5 kilodan daha büyüktür. Yine de atıp çekme bıyıklı için özellikle uygulanan bir yöntem deÄŸildir.
Bıyıklı balığın eti pek lezzetli olmadığından yurdumuzda makbul sayılmaz. Bu nedenle ekonomik deÄŸeri yok sayılır. Bazı Avrupa ülkelerinde bu balığın sazan gibi et amaçlı üretilmesi planlanmakta olsa da etinin lezzetsizliÄŸi bu giriÅŸimi ne kadar baÅŸaırılı kılar bilinmez. Ancak sportif balıkçılık amaçlı olarak avının zevkliliÄŸi nedeni ile aranan bir balıktır. Genelde tavası yapılır, tuzlanmış, kurutulmuÅŸ ve tütsülenmiÅŸ olarak da tüketilir.
Popularity: 14% [?]
/images/ico-rss-trans.png)




Yorum bırakın.
Yorum yapabilmek için giris yapmalisiniz.