LEVREK İspendek (Seabass, perchia, seebarsch)

Per, Oca 17, 2008

Deniz Balıkları

TANIYALIM

Kurnaz, ürkek, yakalandığında mücadeleci olan levrek, avının zorluÄŸu, az yakalanması ve çok lezzetli eti ile amatörler arasında aranan, yakalayana prestij kazandıran bir balıktır. Moronidae familyasından olup DoÄŸu Atlantik kıyılarında Norveç’ten Kuzey Afrika kıyılarına kadar, bu arada Akdeniz Marmara ve Karadeniz’de de bulunur. Yabancı kaynaklarda sea bass (ABD), European seabass (İng), perchia (İtl), gemeiner seebarsch (Alm), bar (Fra), levreki (Yun) gibi isimlerle tanınır. Yurdumuzda Levrek olarak bilinir, 40 cm., den küçüklerine İspendek denir. Vücudu füze ÅŸeklinde, ancak yanlardan hafifçe basıktır, Kafası cüssesine göre normal büyüklüktedir, gözleri irice sayılabilir, parlaktır. Vücudu iri pullarla kaplıdır. Sırtı kurÅŸuni, yanlara doÄŸru mat beyaz renkte, olup karnı gümüşi beyazdır. Genç balıkların sırt taraflarında koyu benekler olabilir. Tüm yüzgeçleri gayet iyi geliÅŸmiÅŸtir, kuyruk yüzgeci mükemel olup balığa üstün bir manevra yeteneÄŸi ve hız kazandırır. Sırt yüzgeci iki parçalı olup serttir ancak ele batıp yaralamaz. Solungaç kapaklarının uçları oldukça keskindir bazen oltanın bedenini bu ÅŸekilde keser, ele alırken dikkat etmezseniz eliniz de kesilebilir. Yine solungaç kapaklarının uçlarında sert dikenler vardır, ÅŸeffaf olan bu dikenler kolayca ferk edilmez ve dikkat edilmez ise ele batıp can yakabilir. AÄŸzı büyüktür, kadife diÅŸleri çenesine hilal düzeninde yerleÅŸmiÅŸtir; ayrıca damağında, dilinin üzerinde ve yanlarında da tutucu sahte diÅŸler bulunur. Bu diÅŸler kesici olmadığından levrek olta ipini diÅŸleri ile kesemez. Yüzme kesesi vardır. 1 metre boyu 14 – 15 kilo ağırılığa eriÅŸebilir, bilimsel kaynaklarda maksimum 15 yaşında bir balık rapor edilmektedir. Yerli balıklardandır yine de bazı sürülerin yaz aylarında Akdeniz’den Marmara’ya; Marmara’dan da Karadeniz’e çıkış yaptığı bilinmektedir, dönüş sonbaharda olur. Ocak, Mart ayları arasında 500,000 ile 2,000,000 milyon yumurta dökerler. Yumurta dökümü, kıyılara yakın yerlerde diÅŸili erkekli sürüler halinde yapılır. Su sıcaklığının 8,5 dereceden az 15 dereceden yüksek olduÄŸu yerler üremelerine uygun yerler deÄŸildir. Yumurtalar ortam sıcaklığına baÄŸlı olarak 4 veya 9 gün içinde açılır. Yumurtadan çıkan yavrular ilk dört beÅŸ ay içinde açıklardan kıyılara ve daha sonra derelere, nehirlere girerek hem korunur hem de beslenirler. Levrek 4 – 5 yaşına kadar tatlı sularda yaÅŸamını sürdürüp daha sonra denize açılır. Büyümeleri yavaÅŸtır, Ticari olarak yapılan üretimlerinde Karadeniz’de levreÄŸin 250 gramlık ticari ağırlığa eriÅŸmesi için iyi bir bakım ve besleme ile 24 – 26 ay gerektiÄŸi tespit edilmiÅŸtir. Küçük balıklar sürüler halinde gezerek yemlenirler, büyüdükçe yalnız gezip yemlenmeyi tercih ederler.

Levrek tür olarak tehlike altındaki türlerden sayılmamaktadır. Bu tabii ÅŸimdilik Avrupa sahilleri açısından böyle. Ancak ülkemiz sularında aşırı kirlenme, bilinçsiz yerleÅŸim nedeni ile gürültü ve tabii canice avlanmalar nedeni ile aynı ÅŸeyi söylemek o kadar kolay deÄŸil. Eskiden İstanbul boÄŸazı, Galata ve Unkapanı köprülerinin ayakları, Haliç, Sarayburnun’dan TekirdaÄŸ’a kadar olan sahil ÅŸeridinde özellikle dere ağızlarında, yine Marmara’nın Güney sahillerinde bolca bulunurken Kuzey sahili nerede ise tükenmiÅŸ; İstanbul boÄŸazı, köprüler civarında kalmamıştır, Haliç’in durumu da malum. Sığ sularda ve gençken sürüler halinde yaÅŸayan levreÄŸin soyunu dinamitle avcılık da gerçekten çok kötü etkilemiÅŸtir. Bu konuda bir anı aktarmak istiyorum, Güney Marmara sahillerinde zeytinciliÄŸi ile ünlü ÅŸirin bir yörede, dinamitle avcılık pek yaygındı, yine bir dinamit avı sırasında dinamit atıldıktan sonra biri suya girip balıkları toplarken kıyıda yüksekçe bir yerde duran ikinci dinamitçi koya yeni giren bir ispendek sürüsünü görünce dayanamıyor ve arkadaşı suda iken ikinci dinamiti ateÅŸleyip atıyor. Bir anda dinamiti havada gören sudaki dinamitçinin “atma, atma. derken dili tutuluyor ve tanıdığım kadarı ile de hayatının tüm geri kalanında kekeme olarak kalıyor. Dinamit çıplak olduÄŸundan ufak bir ÅŸoktan baÅŸka zarar vermiyor, ancak arkadaşının üstüne dinamit atacak kadar hırsla doÄŸaya saldıranlara ne demeli bilemiyorum. O koyda hala, az da olsa levrek çıkıyor. Üremesi yüksek adetlerde görünse de yavaÅŸ büyümesi nedeni ile levrek ne yazık ki gitgide azalmaktadır. Son yıllarda levreÄŸin ticari olarak yetiÅŸtirilip satılması bilinen tüm zararlarının yanında önceden tahmin edilemeyen bir tehlike daha getirmiÅŸtir. YetiÅŸtiriciler dere ağızlarında yavru balık yakalayıp getiren balıkçılarla anlaÅŸarak yavruları satın almaktadır. “Yavrucu” adı verilen balıkçılar da dere ağızlarında, derelerde yavru levrekleri damaksız iÄŸnelerle yakalayarak ticari kuruluÅŸlara satmaktadır. Bu hem doÄŸal ortamın talan edilmesine yol açmakta, hem de yakalanan yavrular sevk edilirken yarısı ölmektedir. Hatta bu arada yılan balığı, karagöz, çipura gibi balıkların yavruları da oltada çıkmakta onlar da aynı akibete uÄŸramaktadır. Ne yazık ki bu yöntem Türkiyemizde yasal sayılmakta “yavrucular” bu iÅŸ için lisans alabilmektedir. Yani levreÄŸin (ve diÄŸer bazı balıkların) doÄŸal üreme ve büyüme alanı yasal olarak talan edilebilmektedir. İzini veren de, koruma görevini üstlenen aynı bakanlıktır. Anlayabilene aÅŸk olsun.

NERELERDE BULUNUR

Levrek tam bir kıyı balığıdır. Bununla birlikte kışları havaların soÄŸuması ile daha derin sulara çekllir. Çok ürkektir, bu nedenle sessiz, sakin, sığ koyları tercih eder. İskele ayakları arasında ispendek sürüleri sıkça gezinirler. Akarsuların denize döküldüğü yerlerdeki bulanık sularda daha çok bulunur ve yemlenir. Bu arada acı sulara hatta derelere de girer. Sığlıklarda gezindiÄŸinden yüksekçe bir yerden görüntü vermeden gözleme yapılırsa balık görülebilir. Levrek bazen dibe ani bir hareketle yanlamasına sürtünerek su dışından görülebilecek parıltı yapar; bu ÅŸekilde de yerini belli edebilir. Bunu neden yaptığı tam olarak bilinmemektedir. Çervede kuma saklanmış kabukluları ürkütmek için yapabileceÄŸi gibi üzerindeki parazitlerden kurtulmak için de yapabilir. Bazen bu ÅŸekilde kendini kısa süreyle kuma gömdüğü, saklı olarak 30 – 60 saniye kaldıktan sonra süratle kaybolduÄŸu da gözlenmiÅŸtir. Bu davranışı büyük bir ihtimal çevredeki daha iri bir yırtıcıdan korunma amaçlıdır veya gözlemciyi fark etmiÅŸ de olabilir. Bu gözlemlerle yer tespiti dışında levrek İstanbul boÄŸazının Marmara’ya açıldığı kısımlarda Sarayburnundan Kumkapı’ya doÄŸru olan alanda özellikle batıklar civarında, Marmara EreÄŸlisinde, Kuzey Ege’de ve Güney Marmara’da Mudanya sahillerinde de yakalanmaktadır.

Levrek günün her saatinde bol av vermez. Uzun olta veya dip sürütmesinde gün boyu avlanmak mümkünse de en verimli saatler sabah gündoğumundan güneş çıkana kadar, akşamları da güneş battıktan sonraki saatlerdir. Geceleri de sandaldan zokalı takımla veya uzun olta ile avlamak mümkündür.

AVLAYALIM

Levrek doğal ve yapay yemlerle avlanabilmektedir. Yapay yemlerle avcılığı uzun oltada canlı veya bütün yem sürütmek yerine yapay yem takılması ile yapıldığından ayrıca değinilmeden uzun olta bahsinde anlatılmıştır.

Levrek daha çok küçük kabuklular ve küçük balıklar ile beslenir, ancak bu arada tatlı su ağızlarında bulunabilen diğer su canlılarını hatta fareleri yediği de bilinmektedir. Karides, teke, çağanoz, mürekkep balığı, mamun ilarya, gelincik, kaya balıkları, dil, pisi balıkları, ispari, karagöz ve yılan balığı yavruları en sevdiği yemler arasındadır. Ayrıca özellikle dip takımlarında sardalya, hamsi, uskumru, kolyaz, istavrit gibi akyem olacak balıkların yaprak yem olarak kullanılması da mümkündür. Levrek taze olmayan rengi değişmiş yeme pek vurmaz ölü bütün veya kesilmiş olarak kullanılacak yem mutlaka çok taze olmalıdır.

a. Savurma dip takımı

b. Dip sürütmesi

c. Uzun olta

d. Zokalı takım

e. Levrek çaparisi

f. Bırakma takımı

g. Parakete

h. Atıp çekme

a. Savurma Dip Takımı

Levreğin kıyı balığı olması özellikle havaların ısınmasını takiben sığlıklarda dolaşması savurma takımı ile avlanmasını sağlar. Tüm savurma dip takımlarında olduğu gibi, levrek de için ava başlamadan önce yemleme yapmakta yarar vardır. Yemleme konusuna Yemler ve Yemleme sayfasında değinilmiştir, yine de kısaca bahsedecek olursak. Yem yapılacak balıklardan özellikle yağlı olanları (hamsi, sardalya gibi) ezilerek kum ve bir miktar toprak ile karıştırılarak avuç içine sığacak boyda toplar yapılır. Bu toplara eğer bulunabilirse levrek balığının ilgisini çekecek özel kokulandırıcılar da katılabilir, bu kokulandırıcılar ticari olarak bulunabilir. Hazırlanan topların 10 kadarı avlanılacak alana atılır. Sessizce, görüntü vermeden beklenirse bir saat içinde balıkların toplandıkları gözlenebilir. Özel kokulandırıcılar kullanılırsa süre daha da kısalabilir. Bundan önce yemlenen takımın av sahasına atılması gerekmektedir.

Yukarıdaki gibi hazırlanan takımda normalde ağırlık yoktur. Yem ağırlık görevini de görecektir. Ama bazı kıyı ÅŸartlarında balık ağırlıksız takımın atış mesafesine kadar yanaÅŸmaz bu durumda takıma, fırdöndünün hemen üzerine bir çalışır kurÅŸun ilave etmek gerekilir. Çalışır kurÅŸunun ağırlığı atış yapılacak mesafeye göre 40 – 80 gr., civarında olabilir. Olta ipinin çalışır kurÅŸun içinde rahatça çalışabilmesi önemlidir. AÅŸağıda anlatıladığı gibi bu takımda daha çok ölü veya kesilmiÅŸ yem kullanılacağından yemi bulan levrek kapıp, açığa çekilip rahatça yemek eÄŸilimindedir; bu arada yemi daha yutmadan bir direnç hissedecek olursa derhal iÄŸneyi atar.

Savurma takımlarda atış sırasında hırpalanıp çabucak öleceğinden canlı yem kullanılmaz. Bu takımın yemi genelde taze olmak kaydı ile uskumru, kolyoz gibi balıklardan alınacak fileto, garos, bütün ölü kaya balığı, gelincik balığı, yılan balığı, pisi, dil gibi balıkların yavruları; ilarya, gümüş, hamsi gibi balıklardır.

Hazırlanıp yemlenen olta yemlenerek balıkların toplanacağı yere atılır. Takımın dibe inmesi beklendikten sonra hafifçe çekilerek atış esnasında yemi iğneden önde giden ve normalde bu şekilde dibe inin iskandilin geriye çekilerek takımın düzeltilmesi sağlanır. Daha sonra takım işaretlenir ve sessizce beklemeye başlanır. İşaretleme önemlidir; el oltası kullanılıyorsa yerde kalan olta ipine hafifçe bir taş veye çubuk iliştirilir balığın yemi ağızlayıp götürmesi durumunda hareket eden işaret amatörü uyarır. Makinalı takım kullanılıyorsa bu durumda kamış bir çatal üstüne oturtularak makinanın sarma teli tamamen açılmalı, veya baitrunner makina ve vuruş ikaz cihazı kullanılmalıdır. Balığın yemi aldığı işaretlenen olta yardımı ile fark edildiğinde tasmalamakta acele etmemek gerekir. Levrek bulduğu bu yemi alıp diğer balıklardan uzaklaşıp rahatça yemek için açığa doğru yüzmeye başlayacaktır bu arada bir yandan da yemi yutmaya başlar. Bir süre bekledikten sonra tasmalanan olta ile iğnenin oturması sağlanır ve mücadele başlar. Balık küçük ise mücadele fazla sürmez ama iri bir balık söz konusu ise balığı kullanarak yerinde kalome verip, yerinde çevirerek çekmek gerekir. Bu hem oltayı koparmadan balığın çekilmesini, hem de aşırı hareketlerle çevrede toplanmış diğer balıkların ürkütülmemesini sağlar. Olta da fazlaca boşluk bulan levreğin bedeni keskin solungaç kapakları arkasına atarak kestiği ve kaçtığı sık görülmektedir. Bu mücadele sırasında kıyıda da sessiz olmak gerekir. Kıyıya çekilen balık kıyı müsait ise doğrudan karaya çekerek alınabileceği gibi kepçe ile de alınabilir.

Bu takım yukarıda görüldüğü ÅŸekilde el oltası olarak düzenleneceÄŸi gibi makinalı takım da yapılabilir. Hatta makinalı takım ile hem atışta hem balığı kullanarak çekmekte daha baÅŸarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bu durumda daha ince misina kullanılması da ayrıca ÅŸansı arttırır. Mesela olta 040 beden 035 olarak düzenlenebilir. Kamış olarak 3,30 – 4 metre arası 40 – 80 gr.,atma kapasiteli, makina da 040 misinadan 100 metre sarabilecek boyda olmalıdır. Her iki durumda da bir amatör maksimum iki olta atabilir, bunda bile yemlenen bölgeye fazlaca balık toplanması halinde zaman zaman problemler yaÅŸanabilir. İki takım kullanılması halinde aralarında yeterli mesafe bırakmakta yarar vardır, bu mesafe iri balık çıktığında oltaları karıştırmayacak ama balığın vurması durumunda amatörün kolaylıkla müdahale edebileceÄŸi kadar olmalıdır.

b. Dip Sürütmesi

TaÅŸlık kırmalık veya sazlık kıyılarda levrek avında kullanılan bu takımın baÅŸlıca yemi karidestir. Güney Ege’de mamun da karides kadar yaygın kullanılmaktadır. Bunlar dışında yukarıda tanımlanan levreÄŸe yem olacak balıkların canlı veya bütün ölü olarak kullanılması mümkündür. Av zamanı sabahın erken saatleri veya akÅŸam gün batımından sonradır. Sessiz ve sakin koylarda gün boyu avlanmaya devam edilebilir, çok verimli olmasa da levrek yakalamak mümkündür.

Levrek sürütme takımı yukarıdaki şekilde düzenlenir. Dikkat edilirse bu takımın yukarıda anlatılan dip takımından daha ince olduğu görülür. Bunun nedeni sürütme takımlarına genelde çok iri balık çıkmamasıdır. Bu takımla yem olarak karides kullanarak yakalanacak balıklar en fazla 2 kilo civarında olacaktır; mamun kullanılırsa biraz daha iri balık çıkabilir o zaman da yukarıda belirtilen ölçülerden daha kalını seçilse yeterli olacaktır. Av sığlıklarda yapılacağından eğer dibe yakın sürütülebilecekse takıma kıstırma takılmayabilir.

Levrek sürütmesinin baş yemi olan karidesin iğneye canlı takılması kendine göre bir incelik taşır. Karides yapı tür olarak kabuklular sınıfındandır, teleklerden oluşan yelpaze şeklinde bir kuyruğu vardır, kuyruğunun çırpması ile bir anda gözden kaybolur. Bu kuyruk iğnedeki yemin fırıl fırıl dönmesine, iğnede düzgün durmamasına neden olur ki böyle yeme levrek vurmaz. Bunun için ilk olarak karidesin kuyruğu, kuyruğun vücuduna bağlandığı boğum kısmından kesilir. İğne burada ortaya çıkan etli kısıma saplanarak karidesin başından kadar sürülerek ucu buradan dışarı çıkartılır. Bu işlem sırasınsa karidesin sırtı iğnenin sapına doğru dönüktür ve son halde iğnenin dışarı çıkan ucu sırtından kuyruğa doğru dönüktür. İğneye ilk takılan karides böylece ölür. İkinci karidesin de kuyruğu aynı şekilde kesildikten sonra iğne karın kısmının ikinci boğumundan takılarak ucu kuyruğun kesildiği kısmın tam ortasından çıkartılır ki düzgün dursun. İkinci karides uzun süre canlı kalacaktır. Yem olarak iri çalı karidesleri temin edilebilirse bu durumda iki karidese gerek yoktur tek bir karides ikinci karidesin takıldığı şekilde iğneye takılır. Bazı amatörler karidesin burnundaki testere şeklindeki keskin dikensi çıkıntıyı da kırarlar ki, levrek yemi daha çabuk yutsun. Levrek normal yaşamında karidesi bu organı varken yediğine göre ve hatta o keskin iğneye rağmen yemeye niyetlenmişse o çıkıntıyı kırmasanız da yiyecektir, bence kırmaya uğraşıp canlı yemi daha fazla zedelemeye gerek yoktur. Karides hangi balık için kullanılırsa kullanılsın eğer iğneye bütün takılacaksa bu yöntem uygulanmalıdır. Eğer yem olarak mamun kullanılacak ise daha iri ve dayanıklı olan bu yemin takılması daha kolay olacaktır. Karides gibi bir kuyruğu olan mamunun da kuyruğu kesildikten sonra karın kısmından ilk boğumun olduğu yerden saplanan iğne kesilen kısmın orta yerinden çıkartılır. Mamun iğneye tek olarak takılır.

Bu ÅŸekilde hazırlanıp yemlenen takım avlanılacak bölgede sandalın peÅŸinden 35 – 40 kulaç kadar yavaÅŸ yavaÅŸ salınır. Tercihen sandalın kürekle hareket ettirilmesi gerekir ancak sessiz çalışan dıştan takma motorlar da rölanti devrinde olmak kaydı ile kullanılabilir. Av sırasında ani hareketler yapmak, motorla hız yapmak, gürültü çıkarmak demek avı unutmak anlamına gelir. Bundan sonra av sahasında gezilerek balık aranır, gezinti sırasında takımın zaman zaman yarım kulaç kadar çekilerek tekrar salınması çevredeki levreklerin kıskandırılmasını saÄŸlar. Canlı iri karides veya mamun kullanılıyorsa levreÄŸin yaklaÅŸtığını hisseden yemin sıçramalarla kaçmaya çalışması elde hissedilir, bunu genelde vuruÅŸ takip eder. BeklendiÄŸi gibi balık çok iri deÄŸilse sandalda ayaÄŸa kalmadan, bağırıp çağırmadan ve oltaya boÅŸluk vermeden çekip sandala almak gerekir. Bu iÅŸ içinde ya kepçe kullanılmalı ya da sallasırt usulü içeri alınmalıdır. Sürpriz!! Balık iriyse? O zaman bütün ustalığınızı ortaya koyup balığı kullanarak, yerinde kaloma verip, yerinde balığı çevirerek sandala kadar getirdikten sonra kepçe veya kakıçla içeri almak gerekir.İri balıkta ince takımla sallasırt usulü içeri almaya çalışmak bedenin kopması ve balığın son anda kaybedilmesi anlamına gelebilir. Unutmamak gerekir ki iri balık yorulup teslim olana kadar bu mücadele yarım saat hatta daha fazla sürebilir. Önemli olan zaferi kazanmaktır. Darısı tüm amatörlerin başına.

Bu takım için el oltası kullanmak daha uygun olacaktır.

Bu şekilde avlanılırken bazen levrek ile aynı sularda bulunan çipura, nadiren de olsa sinarit, trança gibi balıklar da çıkabilir.

Bazen yem yerine kaşık veya yapay balık da kullanılabilir. Kaşık olarak 1 veya 2 numara söğüt yaprağı tipindedir. Yapay balık olarak da 5 – 7 cm., boyunda dengelenmiÅŸ veya yüzen (batmayan) yapay balıklar tercih edilmelidir. Rapalanın Shad Rap veya Magnum tipleri ile diÄŸer firmaların aynı özelliklerdeki üretimleri uygun olabilir. Renk olarak kırmızı kafalı, portakal renkli, sarı, beyaz veya uskumru desenli olanları tercih edilmelidir. Silikon yapay balıklarda aynı ÅŸekilde etkili olur. Åžekil olarak ince uzun 12-13 santimi geçmeyen boyda, renk olarak da beyaz, simli beyaz, simli ÅŸeffaf, simli kırmızı turuncu renkler genelde iyi çalışmaktadır.

c. Uzun Olta

Bazı yerlerde uzun olta, bazı yerlerde uzun köstekli takım veya yeldirme olarak bilinen bu takım levrek avında da yaygın olarak kullanılır. Bu takımın kullanımında sandal demirli duruyor ve yem akıntı ile balığa ulaÅŸtırılıyor ise yeldirme; takım motor yardımı ile gezdirilen sandalın peÅŸinden çekiliyor ise o zaman uzun olta olarak anılmalıdır. Bu takımın kullanılması genel olarak akıntı gerektirir. Akıntılı yerlerde dibe indirilen takımın uzun olan kösteÄŸi (beden diye de anılmaktadır) akıntı ile açılarak, akıntı altında yem bekleyen balıklara ulaşır. Karagöz gibi taÅŸ balıklarının avında demirli sandaldan indirilen takımda kösteÄŸin bu ÅŸekilde balıklara ulaÅŸması saÄŸlanırken; levrek, lüfer gibi balıkların avında ise takım motorla gezdirilir. Eskiden İstanbul boÄŸazında yaygın olarak kullanılan bu takım ÅŸimdilerde o bölgede artık levrek çıkmaması nedeni ile, daha çok Kuzey Ege ve Ege ve Çanakkale BoÄŸazında kullanım alanı bulmaktadır. Bu takım sürütme ve dip takımlarına göre daha derin sularda kullanılacağından biraz daha kalın seçmek gerekebilir. Buradan anlaşılan gerçek levreÄŸin en sevdiÄŸi yemlerden birinin karides olmasına raÄŸmen karides ile daha ufak balıkları avlamak mümkündür ama; daha yapı olarak büyük olan mamun veya yavru balık kullanıldığında büyük balık yakalanmaktadır. Bu, sürütmelerde genel olarak “büyük balık büyük yem ile yakalanır” kuralının de onayıdır ve bu kural tatlı sularda da geçerlidir. Yem olarak karides kullanılırsa takım yandaki gibi seçilebilir, ama canlı yem olarak ilarya, gelincik, kaya balığı gibi balıklar kullanılıyorsa çıkabilecek balık çok daha büyük olabilir bu durumda burada gösterilenden bir veya iki numara kalın misinalar kullanmakta yarar vardır. Hatta bu ÅŸekilde hazırlanmış takıma iri sinarit ve yaz aylarında orfoz, lahoz bile çıkabilir. Takımın bu ÅŸekilde kalın seçilmesi sonucu üçlü fırdöndü yerine yaylı, çelik bir ek halkasına takılmış ikiÅŸer santimlik üç adet fırdöndünün kullanılması doÄŸrudur. Aslında büyük balıklar için düzenlenen sürütme takımlarında üçlü tek bir fırdöndü yerine bu düzeni kullanmak en doÄŸrusudur. Dikkat edilirse iskandil bedenini 040 gösteriyorum; bunun amacı takım dibe takıldığında, ki bu genellikle iskandilden olur, geri kalan kısmın kaybedilmeden kurtarılmasını saÄŸlamak içindir. Beden tüm levrek takımlarında olduÄŸu gibi parlak sarı veya yeÅŸil renkli seçilirse daha iyi olur. Av saatleri dip sürütmesinde olduÄŸu gibidir.

Avlanılacak bölgede önce yemli köstek suya indirilir; bu arada sandalda motorun çalışması ile akıntıya karşı 3 – 5 km./saat kadar hız vardır. Köstek akıntı ile tam olarak açıldıktan sonra iskandil de indirilir. Dip bulunduktan sonra sandal üzerinde akıntıya karşı yol almak kaydı ile çok fazla salmadan, mesela 15 – 20 kulaç kadar, av yerinde gezilir. Gerekirse kaloma arttırılabilir ama bu defa balığın çekilmesinin zor olacağı göz önüne alınmalıdır. Bu yola balığın motordan korktuÄŸu için yeme atlamadığı düşünülürse baÅŸ vurulmalıdır. Balığı ararken arada takım 2 – 3 kulaç kadar toplanarak tekrar indirilir; bundan balığın kıskandırılması amaçlanır. Aslında bu, deniz levreÄŸinin de davranış ve yemlenme açısından ne kadar tatlı sulardaki akrabası sudaÄŸa benzediÄŸini göstermektedir. Oltaya baÅŸka balık çıkmaz ise bu hareketler sırasında iri bir levrek vurur ve yakalanır. Bundan sonrası her zamanki gibidir, dikkat, mücadele ve balığın sandala alınması. Balığın iri olması nedeni ile kepçe kullanılması ve bu amaçla ava baÅŸlamadan kepçenin hazırlanarak el altında tutulmasında yarar vardır. Bu arada takımın kullanılmasında dikkat edilecek önemli bir nokta vardır. Olta toplanırken iskandil ele geldiÄŸinde genel alışkanlık iskandilin sandalın içine atılıvermesi ve tüm dikkatin balığa verilerek kösteÄŸin toplanmaya devam edilmesidir. Tabii uzun bir mücadeleden sonra amatör balığı bir an önce görmek isteyecektir ama bu hatadır. Sandala alamadığın balık yakalanmamıştır, takım hala sudadır ve mücadele sürmektedir. EÄŸer iri bir balık geliyorsa sandalı ilk gördüğünde büyük bir ihtimal son kuvveti ile fiÅŸekleyip derinlere dalmaya çalışacaktır. KösteÄŸi sıkıca tutmak misinanın kopmasına, balığın da kaybedilmesine neden olabilir; o halde kaloma vermek gerekir. Tamam verelim de 1 kiloluk ağır iskandil nerede? Sandalın içinde bir yerlerde. İşte bu büyük bir ihtimalle oltanın karışmasına, hatta balık iskandili de suya alıabilirse sandalın tabanından fırlayan iskandilin amatöre çarpması ile canının çok yanmasına dahi neden olacaktır; balık da kaybedilebilir. Ben uzun oltayı toplarken daha ilk tasmadan sonra ele gelecek iskandili düşünürüm, onun yüzünden çok balık kaybettim. İskandil, takım toplanırken sandalda küpeÅŸte yanında, balığın fiÅŸeklemesi durumunda hiç bir yere zarar vermeden kolayca tekrar suya dönebilecek ÅŸekilde bir yere bırakmak gerekir bi bu gerçekten önemlidir.

Bu takımda yem yerine dip sürütmesinde bahsedilen yapay yemler de kullanılabilir. Bu ÅŸekilde yapay yemle yapılan sürütmelere özellikle Ege bölgesinde sırtı veya sırtı çekmek de denir. Kuzey Ege’de sürütme esnasında sinarit çıkması çok sık görülmektedir. Eskiden İstanbul boÄŸazında uç uca iki adet iki numara kaşık ekleyerek (iÄŸne sondaki kaşıkta, ilk kaşıktaki üçlü iÄŸne sökülür) gündüz yapılan sürütmede çok iri levrek, mevsiminde ise bolca kofana çıkarmış.

Bu takım el oltası olarak kullanılabileceği gibi makinalı takımla da kullanılabilir. Yalnız kullanım yeldirme prensibini taşıyor ise yani sandal demirli yem akıntı ile balığa ulaştırılıyor ise o takdirde kullanım kolaylığı açısından el oltası şeklinde düzenlenmelidir. Makinalı takım kullanımı, alışık olan için daha da kolay olur; hiç değilse iskandilin nereye konacağı derdi olmayacaktır. Makinalı takım kullanırken kamış tercihen 100-200 gr., testli, 2,4-3 metre boyda; makina da 045 misinadan 100 metre sarabilmelidir. Orfoz gibi iri balıkların da çıkabileceği gözönüne alınırsa makinanın 060 misinadan 200 metre sarabilen çıkrık tipi olması daha iyi olabilir. Kamışın 200 gr., testli iskandilin 1 kilo olması aklınızı karıştırmasın, takımın sandaldan kullanımı söz konusudur atış yapılmayacak küpeşteden sarkıtılarak suya indirilecektir. Oysa ki test değerleri atış yapılabilecek ağırlığı göstermektedir.

d. Zokalı Takım

Genellikle geceleri levreÄŸin yuvalandığı kayalık alanlarda veya batıklar civarında yaz, kış çalışan bir av yöntemidir. İstanbul’da Sarayburnun’da boÄŸazın Marmaraya açıldığı yerlerdeki batıklar ve kayalıklarda halen bu yöntem ile levrek yakalanabilmektedir. Av saatleri gecedir. Av yerinde demirlenen sandaldan yemlenen zokalı takım dibe indirilir, dip bulunduktan sonra yarım metre kadar kaldırılarak beklenir zaman zaman zokanın kol sallanması balığın kıskandırılmasında yararlı olabilir. Av gece yapıldığından çalışabilmek için sandalda ışık olması gereklidir. Ancak levrek 5 – 7 metre derinliklerde bulunabileceÄŸinden sandaldan suya vuran ışık balığı ürkütebilir. Bu nedenle sandalın içinde yakılacak ışığın suya vurmaması ve su üzerine gölge düşürmemesine dikkat etmek gerekir. Levrek avında her zaman olduÄŸu gibi çok sessiz olmak ÅŸarttır.

Takımın yapılışı çok basitir 050 – 060 oltanın ucuna 2 cm fırdöndü baÄŸlanır, fırdöndünün diÄŸer ucuna da tercihen parlak sarı, yeÅŸil 050 -045 misinadan 1 veya 1,5 kulaç beden baÄŸlanır. Akıntı fazla ise takımın apiko durması için fırdöndünün yarım kulaç kadar istüne bir fırdöndü de ilave edilebilir. Bundan sonra sıra zokaya gelir. Zoka olarak üzerine 2/0 – 3/0 iÄŸne olan fındık, sülük veya sarmısak zoka kullanılabilir. Yanda üstte sülük zoka, canlı karides yemle görülmektedir. Burada ben kiÅŸisel olarak tatlı sularda yumuÅŸak plastik yemlerle atıp çekmede kullanılan küresel kafalı zokaları (jig head) tavsiye ediyorum. Nedenine gelince. Bu takımın baÅŸlıca yemi canlı karidestir. Karidesler ufaksa çift, iri çalı karidesi ise tek olarak yukarıda anlatılan ÅŸekilde takılır. Zokaların duruÅŸuna bakıldığında sülük zoka ile iÄŸnedeki karidesin aÅŸağı sarkık durumda durduÄŸu, diÄŸer zoka üzerinde ise yatay vaziyette gerçeÄŸe daha yakın ÅŸekilde durduÄŸu görülmektedir. Uygulamada da bu aynen böyledir. Bu nedenle ben bu zokaların kullanımını tavsiye ediyorum; ama elinizde yoksa bildiÄŸimiz zokalarla da avcılık rahatlıkla yapılabilmektedir. Zokanın civalanıp parlatılması lüfer avında olduÄŸu kadar önemli olmamakla beraber parlatılsa iyi olur.

Yem olarak karides kullanıldığında, bu takıma sık sık orta boy karagöz, bazen iri karagöz ve eÅŸkina çıkmaktadır. Ege ve Akdeniz’de yaz aylarında karidese bazen orfoz da çıkabilir, bütün ölü yem sarmısak zoka ile kullanıldığında veya levreÄŸin sevdiÄŸi canlı yem balıklar fındık zoka ile kullanıldığında da yazın Ege ve Akdeniz’de orfoz yakalama ÅŸansı vardır. Yakalanan levreÄŸin çok iri olduÄŸu durumlar, az deÄŸildir bu amaçla özellikle bilinmeyen meralarda ilk defa el oltası ile avlanırken bu ihtimalde gözönüne alınmalı takım biraz kalın tutulmalıdır; vuruÅŸ nazlı ise veya ufak balık geliyorsa daha ince takıma geçilir.

Bu takım istenirse makinalı olarak da düzenlenebilir. Sandaldan kullanımın kolay olması için kamış 2,1 – 2,4 metre boyunda 100 – 200 gr. testli, makina 050 misinadan 100 metre saracak kapasitede olmalıdır.

e. Levrek Çaparisi

Günümüzde levrek balığının azalması nedeni ile kullanım alanı daralmış olan bu takımı literatüre geçtiÄŸi için açıklamakta yarar görüyorum. Dip sürütmesi ve uzun olta ile bolca levrek yakalanılabilen yerlerde çapari de kullanılabilir. Çaparinin bedeni genelde 060 – 070 numaradır, kösteklerin 040 seçilmesi yeterli olacaktır. Olta kısmı ise 080 veya 100 numara misinadan olabilir. İğneler 2/0 – 3/0 boyundadır, toplam adedi en fazla 12 dir. daha fazlasını kullanmak zor olacaktır. İğnelere kırmızı beyaz horozun boyun tüylerinden 4 – 5 adet baÄŸlanır, veya kaz veya martının kına ile sarartılmış boyun tüyleri de kullanılabilir. Son yıllarda silikon sahte yem teknelojisi ilerledikçe bu yemlerin kullanımı da artmıştır. Çaparide tüy yerine tvister (sasi) denen sahte yemler de rahatlıkla kullanılabilir. Bu durumda sarı, kırmızı, sarı-yeÅŸil, beyaz (saydam) gibi renkler kullanılırken, özellikle simli parlak parçacıklar içeren silikon yemler tercih edilmelidir. sasi yoksa aynı renk özelliklerine sahip plastik balıklar da kullanılabilir. Bu durumda iÄŸne yemin iÄŸne sapında kaymamasını saÄŸlayacak ÅŸekilde olmalıdır bu da iÄŸne sapı kertikli iÄŸneler kullanmakla saÄŸlanır. Silikon yemlerin iÄŸneye takılışında dikkat edilmesi gereken diÄŸer bir nokta da düzgün durmasıdır. Bunun için öncelikle iÄŸne yemin üstüne yatırılarak iÄŸne ve yem boyuna göre iÄŸnenin çıkması gereken yer tespit edilir. Sonra, iÄŸne ÅŸasinin veya yapay balığın tam tepesinden (balıklarda aÄŸzından) batırılarak dikkatlice ilerlenir, iÄŸnenin çıkacağı tespit edilen yerden ucu çıkartılır, balık kullanılıyorsa iÄŸne sırttan çıkar ucu baÅŸa dönüktür. Bir kaç kullanımdan sonra silikon yem iÄŸne sapında hareket edip dirseÄŸe doÄŸru kayma eÄŸilimi gösterebilir. Bu durumda yemin palaya yakın baÅŸ tarafından kırmızı veya yemin rengine uygun ibriÅŸimle tüy baÄŸlar gibi baÄŸlanabilir de. Köstek araları 10 santim, köstek boyları 35 santim olarak hesaplanan takıma, suların durumuna göre 100 – 150 gr. iskandil ilave edilerek takım tamamlanır.

Avlanılacak bölgeye gelindiÄŸinde sessiz bir motor yardımı ile 2 – 3 km./saat hızla hareket eden teknenin arkasından 35 – 40 kulaç kadar salınarak gezdirilir. zaman zaman uzun oltada olduÄŸu gibi takımı iki üç kulaç çekip tekrar salmak balığı kıskandırır.

Takımı hazırlarken misina kalınlıklarında ve kullanım sırasında dikkat etmemiz gereken bir konu şudur. Yukarıda levreğin hayat hikayesini okurken göreceksiniz ki levrek küçükken ispendek diye anılır ve sürüler halinde gezer. Büyüdükçe tek gezip yemlenmeye başlar. Bu takımın kullanımılması ile tüm sürütme takımlarında olduğu gibi çok iri balık çıkmayacaktır; en fazla 2 kiloluk balıklar almak yakalanacaktır. Bu demek ki bir ispendek sürüsüne denk gelinirse birden fazla balığı aynı anda yakalamak mümkündür. Bu gözönüne alınarak takım biraz kalınca tutulmuştur. Birden fazla balık gelirse amatörün ustalığı önemli rol oynar. Bir balığı içeri alırken diğeri kaçabilir. Bunun için sandalın içi her zaman düzenli olmalı, takımı toplarken oltanın belli bir yere, bedenin de oltayı karıştırmayacak bir yere alınabilmesi sağlanmalıdır. Balıklar tercihan kösteğe yakın tutularak sallasırt içeri alınmalıdır.

f. Bırakma Takımı

Gece, gündüz; yaz kış kullanılabilen bir takım da bırakma takımıdır. Çok iri balık yakalamak mümkündür. Özellikle gece bırakılan takımlardan iri balıklar çıkmaktadır. Bırakma takımı yukarıdaki gibi hazırlanır. Resimde dikkat çeksin diye irice çizilen ÅŸamandıra uygulamada daha küçük olarak kullanılmalıdır, büyük ÅŸamandıra levreÄŸi ses ve görüntü vererek korkutabilir. ÇoÄŸu zaman ÅŸiÅŸe mantarı boyunda bir mantar parçası ÅŸamandıra olarak kullanılabilir, daha iyisi bildiÄŸimiz normal av ÅŸamandırası kullanmaktır; tabii bırakılan yerin kerterizini unutmamak kaydı ile. Buradan da ne kadar ürkek ve kurnaz bir balıkla karşı karşıya olduÄŸumuzu bir kez daha anlıyoruz. Bırakma takımının yemi mutlaka ve mutlaka canlı yemdir. Kaya balıkları,ilarya, gelincik, yavru yılanbalıkları en baÅŸta gelen yemlerdir. Bedeni 040 – 050 seçilen takımın iÄŸnesi 3/0 boyunda ince telli, düz çelik iÄŸnedir. Kalın telli ağır iÄŸneler yem balığın çabuk yorulup ölmesine neden olurken, çapraz iÄŸneler de takılması sırasında canlı yemi fazla hırpalayarak kısa sürede ölmesine neden olur. Oysa ki yemin canlı olması çok önemlidir. İğnenin baÄŸlandığı köstek levrek avında gelenekselleÅŸen parlak sarı veya yeÅŸil renklerde olursa daha iyi olur. Ayak taşına baÄŸlanacak bedenin ucuna fırdöndüden önce 100 – 150 gr ağırlığında bir iskandil baÄŸlanır; bu çiftgöz iskandil olabileceÄŸi gibi normal bir iskandil de kullanılabilir. Bir kiloluk bir ayak taşına baÄŸlanan takım hazırlanmış olur. Ayak taşı da ortamın doÄŸallığını bozmayacak ÅŸekil, renk ve boyda olmalıdır. Ağırlığı da önemlidir. Takıma iri bir balık yakalanması durumunda 1 kiloluk ağırlık taşını bile sürüklemesi mümkündür ama tabii çok çabuk yorulacaktır.

Buraya kadar oldukça basit görünen takımın kullanılışı ve tabii hazırlanışında bazı inceliklere dikkat etmek gerekir. Takımda canlı yem kullanıldığından taÅŸlık kayalıkların yakınına bırakılan takımdaki canlı yem bir taşın veya otlukların arasına saklanarak korunacak avı bozacaktır. Bu nedenle karideslerin bolca bulunduÄŸu kıyılarda kumluk kırmalık açıklıklara bırakılmalıdır. Ayak taşı büyük olursa, ortada saklanacak yer bulamayan canlı yem bu defa da ayak taşının dibine sinerek saklanır ve gene avı bozar. Bunun önüne geçmek içinde iÄŸnenin bulunduÄŸu köstek, ayak taşına baÄŸlı olan bedenden yarım kulaç kadar kısa yapılır ki canlı yem ayak taşına ulaÅŸamasın. Kösteklerin uzunlukları kesin olmayıp takımın bırakılacağı yerin durumuna göre bazen beden uzunluÄŸu ilk kısım 1 metre, köstek 50 cm. olmak üzere toplam 1,5 metreya kadar inebilir. Bırakma takımına seçilecek yem 8 – 10 santim boyunda olmalıdır. Daha irilerine vuruÅŸ az olurken daha küçükleri ya çabuk ölür, ya iÄŸneden düşer ya da takıma daha küçük balık vurur. Yem balık iÄŸneye iÄŸne alt üst çenelerine saplanarak takılır. Bırakma takımında fırdöndüden önce kullanılan iskandil takımı dibe yatırmak kadar canlı yemin gezintisini sınırlamak takımı karıştırmasına engel olmak amacı taşır.

Bu kadar dikkatle hazırlanan takım bırakılırken sandalda iki kişi olmasında yarar vardır. Biri takımı bırakırken diğeri kürek çekerek yardımcı olur. İlk olarak canlı yemli köstek suya bırakılır, kürekle hafifçe ilerlenirken köstek açılıp iskandil ele gelince o da suya bırakılır ve aynı şekilde devam edilerek ayak taşı da suya bırakılır. Ayak taşı dibi bulduktan sonra şamandıra ipi ile hafifçe sürüklenerek bırakılan takımın gergince serilmesi sağlanırsa daha da iyi olur. Levrek yaz geceleri bolca yem bulabileceği sığlıklarda gezindiğinden sıcak yaz günlerinde kıyılarda diz boyu sığlıklara bile takım bırakmak mümkündür.

Bazen bırakma takımlarına yakalanan levrek kösteÄŸi solungaç kapağı arkasına alarak kesebilir bu durumda balık kaybedilmiÅŸ olacaktır. Uygun bir bölgede 10 – 12 takım kullanmak mümkündür. Bırakmalar geceleri daha iyi çalışmaktadır, bununla beraber gündüzde kullanılır bu arada amatör baÅŸka bölgede baÅŸka balık avını da yapabilir. Zamanı dar olan amatörler için uygun bir av aracıdır.

g. Parakete

Yukardaki yemli bırakma takımın çok iÄŸneli halidir. İğne sayısı 25 – 50 civarında olabileceÄŸi gibi, bırakılacağı yerin durumuna göre 10 iÄŸneye kadar inebilir. Parakete bedeni sicimden veya kendi kendine batan naylon-terilen ip olabilir. Bu bulunamaz ise 2 mm misinadan beden yapılır. Köstekler 040 – 050 kalınlığında olup, bedene kazık bağı ve bağın iki yanına punta düğüm vurmak yolu ile bedene baÄŸlanır. Beden uzunlukları 40 – 60 santimi geçmez. Köstekler arası mesafe 1 – 1,5 metreyi bulur. Canlı yemlerin takımı sürüklememeleri için aÄŸların kurÅŸun yakalarında olduÄŸu gibi 2 – 3 köstek ara ile 100 – 150 gıramlık bir kurÅŸun bedene baÄŸlanır. Her iki baÅŸa 1 veya 1,5 kiloluk birek ayak taşı baÄŸlanarak takım tamalanır. Derinlere doÄŸru serilecekse iki baÅŸa da ÅŸamandıra konur. Yemlenmesi ve geri kalan özellikleri aynen bırakma takımdaki gibidir. Bırakılacak yer bulmaktaki zorluk, iri balıkların paraketeyi karıştırmaları ve oltaya yakalanan bir levreÄŸin diÄŸerlerini ürküterek oltaya vurmalarına engel olması gibi nedenlerden dolayı bırakma kadar geniÅŸ kullanım alanı bulmayan bir takımdır.

h. Atıp Çekme

Ülkemizde pek uygulanmayan ancak Avrupalı amatörler arasında yaygın kullanım alanı bulan bir yöntemdir. Levreğin tatlı su levreği olarak bilinen akrabası sudak ile olan son derece benzer davranışları vardır Sudak atıp çekme ile yakalanıyorsa levrek neden yakalanmasın? Levreğin bol bulunduğu sığlıklarda, dere ağızlarında özellikle havaların ısınmasın takip eden dönemde ve yaz boyunca baş vurulabilecek bir av yöntemidir. Av sırasında sessiz olmaya çalışmalı mümkün ise suya görüntü düşürmeyecek bir siper bulmalı ve çevreye uygun giyinilmelidir.

LevreÄŸin atıp çekme ile yakalanmasında kullanılan sahte yemler genelde yukarıdaki gibidir. Aslında bu yemler popper hariç sudak içinde kullanılmaktadır ve sudak bahsinde de deÄŸinilmiÅŸtir. Popper ise su yüzünde kalan batmayan yavru balık taklidi bir yemdir tatlı sularda da aynen kullanılmaktadır. Sudak daha derin suları sevdiÄŸinden popper ile pek yakalanmaz. Kısaca anlatırsak popper su yüzünde kalır ve çekilirken kamışın ucunun sertçe kaldırılması ile su yüzeyinde ufak sıçramalar yapar ve aÄŸzının yapısı nedeni ile de suları ÅŸapırdatarak sıçratır. Bu hareket biçiminden dolayı popper adı verilmiÅŸtir. Çıkardığı sesler ve su ÅŸapırdatması yavru balıkların sıçramalarını çaÄŸrıştırdığından etraftaki yem arayan büyük balıkların dikkatini çeker, Popper geri çekilirken düzenli olarak kamış ile sıçratılır ve suyu şıpırdatması saÄŸlanır. Bunlardan baÅŸka 6 – 8 santimlik silikon yemlerde 10 gıramlık zokalarla levrek avında kullanılmaktadır.

Yüzer ağırlık olarak tanımlanabilecek bir takım ile kıyıdan atıp çekme yaparak çok başarılı avlar yapıldığı anlatılmaktadır. Bu takıma yem olarak yukarıda sürütme bahsinde tarif edilen ince uzun silikon balıklar takılmaktadır.
Atıp çekmede kullanılacak takımın kamışı 2,4 – 3 metre boyunda, 10 – 40 gıram testli; makinada 030 misinadan 100 metre saracak kapasitede olmalıdır. Bu takımla en fazla iki kiloluk levrekler yakalanabileceÄŸinden 030 veya 027 misina rahatlıkla yetecektir.
Levrek beyaz etli ve lezzetli bir balıktır bol malzemeli buğulaması, haşlaması, ızgarası, kağıt kebabı ve tavası nefis olur. Bütün sene boyunca lezzetini muhafaza eder; kış ayları ve ilkbaharda daha da lezzetlidir. Balık çiftliklerinde yapay olarak da üretilip pazarlanan levreğin ekonomik değeri çok yüksektir.
(Sn. Bilgehan Sarp beyin sitesinden alınmıştır)

Popularity: 35% [?]

Haberi Paylaşın:
  • Print
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • Live
  • MySpace
  • Twitter
, ,

1 Comments For This Post

  1. admin Says:

    Levrek Balığına Bırakma Takım

    Ben Ayvalıktan bir levrek avcısıyım.Levrek avcılığı ile ilgili sitenizi inceledim. Genel hatları ile levreği iyi tanımlamışsınız ancak denizden bırakmada taştan sonra dip kurşunu bırakmak iyi olmaz çünkü levrek yemi ağzına aldıktan sonra yaklaşık 5-10 kulaç kadar ilerleyerek kontrol eder, kurşun ağırlığı hissederse yemi bırakır. Bu yüzden dediğiniz tür bırakmalarda taştan sonra 15 kulaç kadar serbest misina bırakılmalıdır. Yem taşın altına tamamen saklanmadığı sürece levrek doğal yöntemleri ile yosun içinde veya başka bir yerde yemi bulur. İkincisi levreğin yediği yemlere de katılıyorum. Levrek özellikle canlı veya çok taze yeme vurur ama ben birçok defa elle tutulmayacak kadar kokmuş süpya veya kalamar kafası ile genelde liman içlerinde çıkan yeşil renkli yılan balıklarının halkalar halinde kesilmiş haliyle (bir yemle ardı ardına takarak yani iki gün sonraki haliyle) tanesi 5-7 kiloya kadar levrekler tuttum.Ayrıca burada 22 kiloya kadar levrek tutulduğu oluyor.

    Benim, 15 kulaç bedenin canlı yem tarafından da çekilebileceğini bu takdirde aynı sorunun yaşanabileceği yorumum üzerine İlhan PAYLAN ekliyor:

    Genelde ayak taşından sonra 10-15 kulaç misina saldığınızda yem misinayı dimdik çekmez genellikle gevşek bırakır. Tabiiki misinada boşluk misina yoksa levrek ağzından bırakacaktır. Bu biraz da şans işi. Levreğe burada genellikle kıyıdan sıyırtma dediğimiz metodu kullanırız. Tercihen kefal yavrusu veya renkli kaya balıklarını kurşunsuz olta olan misinaya takarız, diz kadar suya bu yemi atarız veya yürüyerek uygun bir yere bırakırız. Misinanın boşluğunu aldıktan sonra küçük bir taş sararız. Taş kibrit kutusunun yarısı kadardır. Ancak misinayı bir veya iki kere dolarız ki levrek yemi aldığında bir tuzak hissetmesin. Bu taştan sonra beş kulaç kadar misina daha salıp misina tahtasını büyük bir taşın altına saklayıp öylece bırakırız. Bu sıyırtmayı genelde akşamüstü gün batarken bırakıp sabah erkenden toplarız. Levrek yakalanırsa genelde en yakın taşa veya yosun topluluğunun etrafında dönerek misinayı takar. Bu yüzden genellilkle yüzerek alınabilir. Misina attığımız yer kısa yosunların olduğu yerdir.(5-10 cm dolayında) çok açık kumluklarda pek verim alamadığım gibi genelde yılan balıkları kumluklarda avlandığı için yakalanarak yemi bozarlar. Misinayı attıktan sonra denizin geliş gidiş saatlerinde yani 6 saatte bir yemler kontrol edilerek ölenler değiştirilmelidir. Çünkü levrek suların geliş ve gidiş saatlerinde yemlerle birlikte hareketlenerek kıyıya girerler. Ayrıca suyun üzrinde hareket eden her şey levrek için ideal yemdir. (Çekirge, sinek, böcek,sıçan yavrusu vs.) Şimdilik yazacaklarım bu kadar. Toparladığımda daha bilgi verebilirim. İyi günler ve iyi çalışmalar.

    İlhan PAYLAN

Yorum bırakın.

Yorum yapabilmek için giris yapmalisiniz.