Paylaş

http://www.avmarketi.net/BALIK/zargana.jpg 

60-70 santimetre bazen de 1 metre uzunluğu varan zargana, ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, çaça, çamuka ve kıraça gibi küçük balıklarla besinlenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde 30-50 bin yumurta verir.  

Belonidae ailesindendir. Zargana, ince uzun  yuvarlak gövdesi, çevik, atletik yapısı ve yakalandığında direnmesi ile amatör balıkçılar tarafından zevkle avlanır. Türkçe’de adı zarganadır. Yabancı kaynaklarda garfish (İng., ABD), garpike (İng.), aguglia (Fra., İtl.), alpabarda (İsp.), sargan (Rus.), Zárgana (Yun.) gibi isimlerle bulunur. Genellikle ılıman denizlerde yaşar. Doğu Atlantik, buz denizinin güney kesimlerinden kanarya adalarına uzanan bölgede, Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’de bulunur. İnce uzun sillindirik bir yapısı vardır. Sırtı lacivert renktedir, yanlara doğru açılarak yeşillenir, bazen yeşil renk sırtına da hakimdir, kısmen yanları ve karnı gümüşi beyazdır. Küçük pulları vücuduna iyi intibak etmemiştir; balık ele alındığında pullar dökülür ve ele yapışır. Sırt ve anüs yüzgeci uzun gövdesinin gerisinde kuyruğa yakındır. Kafası vücuduna uygun iriliktedir. Gözleri iridir. Çeneleri gaga gibi uzamıştır. Çenelerinde çok sayıda geniş sayılacak aralıklarla yerleşmiş sivri dişler vardır. Bu dişler ile takım kesemez avı yapılırken özel tedbir olmaya gerek yoktur. Üst çene alt çeneye göre daha kısadır.

Başlıca gıdası küçük balıklardır. Hamsi, çaça, gümüş, kıraça gibi balıkları yerken bir çenesindeki keskin dişlerle bir ısırışta ikiye bölebilir. Serbest dalış yaparken zargananın gümüş sürülerine saldırıp yerken bu şekilde ikiye bölmeler gözledim. Gerek yemini takip ederken gerekse de korunmak için kaçarken su yüzüne sıçrar. Sıçrayan zarganalar etrafta akya, sinarit, lüfer gibi balıkların habercisi olabilir. Kılıç balığı zarganayı kolaylıkla avlayabildiğinden en büyük düşmanıdır. Kılıç balığı üst çenesi (kılıcı) ile yaylanıp zarganaya vururarak bel kemiğini kırar ve yer. Zargana oltaya yakalandığında da su üstüne sıçrayarak güzel görüntüler yaratır, su içinde kıvrılarak kuvvetle direnç gösterir. Avcılığı oldukça zevklidir. Geçici balıklardandır, bir bölgede  sabit kalmaz, göç ederler.

Üremeleri ortam sıcaklığına göre farklı denizlerde farklı zamanlara denk gelir. Güney Akdeniz’de Şubat ayıında başlayan yumurtlama Haziran’a kadar devam ederken Karadeniz’de ve Akdeniz’in bazı kesimlerinde Nisan ayında başlar ve Eylül’e kadar devam edebilir. Dişiler 30,000 – 50,000 arası yumurta dökerler. Yumurtalar saydam, yapışkan ve sudan ağır olduğundan dipte kalır veya yüzen parçacıklara yapışır. Kuluçka süresi Akdeniz ve karadeniz’de 35 gün olarak gözlenmiştir. Üç yaşından sonra cinsel olgunluğa erişirler. Bir yaşına gelen zargana yaklaşık 30 santim boyundadır. Ortalama ömürleri 18 yıl sanılmaktadır; en fazla 90 santim ve 1,3 kilo ağırlığa erişirler. Sularımızda yakalananlar genellikle 40 – 60 santim boyunda 200 – 300 gram ağırlığındadır. Zargana kıyı avcılığında lüfer, kofana, akya, sinarit, açık denizlerde kılıç avında yem olarak kullanılır.

Zargana’nın sularımızda yaşayan iki farklı türü ve iki de alt türü vardır. Bunlar aşağıdaki balıklardır.

 

Zargananın başka bir türüdür. Daha çok Doğu Atlantik’de yaşar. Akdeniz’de seyraktir.  Çok benzerliği nedeni ile uzun süre Belone belone ile karıştırılmıştır. Sularımızda oldukça azdır.

Değişik bir türdür. Doğu Atlantik’te ve seyrek de olsa Akdeniz’de de bulunur. Genelde açık sularda yaşar kıyılara sokulduğu da görülür. Büyük balıktır  140 santim boya kadar uzayabilir. Alt ve üst çeneleri eşit uzunluktadır.

Zargana’nın alt türüdür. Gagaları  eşit uzunluktadır. Doğu Atlantik ve Akdeniz de bulunur. 70 santim boya kadar erişir.

Zargana’nın alt türüdür. Sadece Karadeniz’de yaşar. Bütün Karadeniz sahillerinde bulunur. Nehir ağızlarında acı sulara da girer.

 

Daha çok sahil şeridinde küçükbalıkların olduğu yerlerde av verir. Taşlık, kayalıkların kenarları, burun başları zargananın gezindiği yerlerdendir. İskele ayakları ve etrafı, liman ve küçük koyların içlerinde bolca yakalanır. Büyük etobur balıkların korkusu ile derinlerde gezmez. Derinden suların yeşilliğini kaybedip karardığı yerler anlamı çıkartılmalıdır. Su yüzeyine yakın gezer ve yemlenir. Sürü halinde olabileceği gibi tek gezen yetişkinlere de sık  sık rastlanır.

Yaz boyunca avlanabilir, yine de sonbaharın başlaması ile yani Marmara ve Karadeniz’de Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren Akdeniz’de de Eylül’ün ikinci yarısında daha verimli av vermeye başlar.

 

AVLAYALIM

Daha önce de belirttiğim gibi avcılığı çok zevklidir. Gerek yemek, gerek yem olarak kullanmak için amatörler sık sık zargana peşine düşerler. Avcılığını iki grupta inceleyebiliriz.

   a. Doğal yemlerle yapılan avcılık

       -Şamandıralı takım

       -Sürütme

   b. Yapay yemlerle yapılan avcılık.

       -İpek veya kaşık çekme

   a.

Zargana için kullanulacak yem kesinlikle akyem olacak balıklardan olacaktır. Genel olarak gümüş yavrusu bütün olarak kullanılırken kıraça, hamsi, çaça gibi balıkların, hatta başka bir zargananın beyaz kısımları sülük kesilir veya bu balıklardan alınan kuyruk altı yem olarak kullanılır.

     -Şamandıralı takım

 

İskele üstlerinden, kıyılardaki yar başlarından, kayalıkların üzerinden veya sandaldan uygulanan zevkli bir yöntemdir. Takım ince olduğundan tercihen makinalı olarak düzenlenmelidir. Olta ipi 020 numaradır, Beden 015 misinadan yapılır. Zargana su yüzeyine yakın gezindiği ve yemlendiği için bedenin uzunluğu 60 – 70 santimden fazla olmamalıdır. İğne 10 veya 12 numara çapraz sinek iğnedir. Yem olarak çok küçük balık kullanılıyorsa bütün olarak kafadan takılır. Daha büyük balıkların kuyruk altı iğneye, iğne bir defa anüsden saplanarak takılır, boşta kalan ucu sarkıtılır. Sülük  kesilmiş akyemin parlak kısımları iğneye takılırken iğne önce iç taraftan saplanır, yem çevrilerek parlak taraftan tekrar saplanır, yem bir kera daha çevrilerek tekrar iç taraftan saplanır, boşta kalan kısmı sarkıtılarak bırakılır. İğne yeme 3 defa batırılmış olur ve iğne ucu son durumda parlak tarafta kalmaktadır. Şamandıra hava ve akıntıların durumuna uygun seçilmelidir. Ağır taşıma kapasiteli bir şamandıra gerekmez 3 – 5 gıram taşıma kapasiteli bir şamandıra yetecektir. Seçim hakkında bilgi şamandıralar sayfasında alınabilir. Ben eskiden şamandıra olarak ufak sünger toplar kullanırdım. Topun içinden ince galvaniz tel geçirip uçlarını halka yapar halkalardan birine beden birine oltayı bağlardım. Ama bu durumda dengeleme olmadığından bazen şamandıra-top beden üstte kalacak şekilde düşerdi. Yine de bu sistem uzun atış avantajı getirmektedir, başka balıkların avında da kullanılabilir. Kamış 1,90 – 2,40 boyunda tercihen 3 – 15, yoksa 5 – 25 gram testli, makina da küçük boy olmalıdır. Bedene kıstırma konulmaz, şamandırayı  dengelemek için ağırlık gerekiyorsa şamandıranınn alt antenine iliştirilebilir.   

Yemlenen takım avlanılacak bölgeye atılır. Serbest bedendeki yem ağır ağır ağır inerken balık vurabilir. Bir süre vuruş olmaz ise şamandıra kamış ile çekilerek yemin hareketlenmesi ile balığın kıskandırılması sağlanır. Bu şekilde de vuruş olmuyorsa takımı toplayıp tekrar atmak gerekir. Bu atışlarda etraftaki zarganalar şamandıradan gelen şıpırtıları küçük balıkların sıçraması zannederek toplanabilirler. Takımı çekerkende dikkat etmek gerekir zargana çekilen takımın peşinden gelip saldırabilir, balığın geldiği görülürse durmalı hemen vurmaz ise tekrak çekmeye devam etmelidir. Yakalanan balık kamış ile kaldırılarak alınır, avlanırken su içindeysek çekilen balığı sudan çıkarmadan elle yakalayarak emniyetli bir yere çekilmek gerekir. Zargana çok kıvrak olduğundan elden kolaylıkla kurtulabilir.

    -Yemli Sürütme

Sandaldan yapılan bir avlanma yöntemidir. Peş peşe bağlanan iki 10 numara sinek iğneye şekilde görüldüğü gibi akyemin sülük kesilmis parçası parlak kısmı üste gelecek şekilde her iki iğneye birer kere saplanır. İğneler palalı ise ilk iğne 020 misinaya bağlanır. Pala yerine halkalı iğne kullanılıyorsa olta ipinin ucuna bağlanan ufak kopçalı bir fırdöndü doğrudan ilk iğnenin halkasına tutturulur. Takımda ağırlık kullanılmaz. Yemlenerek hazırlanan takım 2 – 3 km./saat hızla giden teknenin peşinden 15 – 20 kulaç kadar salınarak zargananın bulunduğu koylarda, burunbaşlarında, iskeleler civarında gezilerek balık aranır. Bu takım için makina ve kamış kullanılması uygun olacaktır. Yukarıda belirtilen kamış ve makina aynen bu işte de kullanılır.

   b.

     -İpek veya kaşık çekme

Zargana avında en yaygı kullanılan yöntemlerden biri ipek çekme veya ipek sürütme tabir edilen yöntemdir. Balık malzemesi satan dükkanlarda bolca satılan 8 santim vivarında boyda halka şeklindeki ham ipek (floş), 020 olta ipinin ucuna bağlanan kopçalı fırdöndüye tutturularak aynen yemli sürütmede olduğu gibi kullanılır. İğne yoktur. Bu takımda da ağırlığa kullanılmaz. Su yüzeyine yakın gezen ve yemlenen zargana kırmızı, sarı veya turuncu renkteki floşu kaçan ufak bir balık sanarak hırsla saldırır. Bu saldırı o kadar serttir ki yukarıda anlattığım gibi bazen saldırıya uğrayan balık ikiye bölünür. Ama bu defa öyle olmayacaktır. Floş, hırsla ısıran zargananın iğne gibi dişleri öyle bir sarılır ki zargananın kurtulması neredeyse imkansızdır. hatta sandala alınan balığın ağzındaki floşu çıkarmak oldukça zor olacaktır. Birkaç balıktan sonra şekli bozulan tüylenen dibe doğru toplanan floşun değiştirilmesinde yarar vardır. Yoksa sık sık boşa vuruşlar alabilirsiniz.

Bu takımda floş yerine 00 veya 0 numara söğüt yaprağı kaşık da kullanılabilir. Kaşık kullanılması durumunda Eylül, Ekim ve Kasım aylarında Marmara ve İstanbul boğazında bazen çinekop da çıkar. Diğer bölgelerde de o sularda bulunan çinekop, uskumru gibi balıklar çıkabilir.

Bu ana avlanma şekillerinden başka zargana farklı yöntemlerle de yakalanabilir. Bunlar:

   Atıp çekme   : Zargana kıyılardan ve iskelelerden 0 veya 00 numara kaşık veya kuyruk altı ile yemlenmiş 10 numara iğne ile atıp çekme yolu ile de yakalanır. Bu durumda olta ipi 020 kamış ve makine yukarıdaki gibidir.

   Çarpma   : Ucuna hafif bir ağırlık bağlanmış 1 kulaç boyundaki bedene birer karış ara ile üçlü galvanizli iğneler bağlanıp iskelelerden atıp hızla çekilirse etraftaki zarganalar iğnelere takılarak yakalanır. Bazen çıplak üçlü iğne yerine çapari veya çaparide tüy yerine bir kaç uzun simli iplik bağlanmış 10 köstekli beden atılıp yüzeye yakın çekilir. çekiş esnasında kamışın ucu zaman zaman süratle havaya kaldırılır; etrafta çaparinin peşinde olan zargana varsa iğnelere takılarak yakalanır. Her iki yöntemde de kamış makine tavsiye edilir. Bu defa kullanılacak kamış 3,5 – 4 metre boyda, 40 – 80 gram testli olmalıdır.

   Kepçe ile avlanma   : Geceleri zargananın bulunduğu koylarda sandalın burnuna denize sarkacak şekilde bağlanan lüksün verdiği ışığa toplanan zarganalar sandaldaki kepçeci tarafından toplanır. Kolay ve yem amaçlı zargana yakalanması için verimli bir yol olmasına rağmen; ben, pek dürüst bir avcılık yöntemi olarak bulmadığımı belirtmeliyim.

 

Yembalığı olarak kullanılacaksa sandalda livar içinde canlı  saklanmalıdır. Oltadan çıkartırken gagalarının kırılması (özellikle floş ile avında olur) ömrünü azaltır. Livarda gagasının tahtalar arasında sıkışması da ölümüne neden olacaktır.

Zargana kimine göre lezzetli, kimine göre de lezzetsiz bir balıktır. Sonbahar ve kışın yakalanlar daha yağlı ve lezzetlidir. Orta kılçığı yeşildir, bu kılçığa yakın  sırt etleri de yeşilimsidir. Fosfor bakımından zengindir, bu yönüyle yararlıdır. Pilakisi, tavası, fırında buğulaması yapılır. Ekonomik değeri vardır.