Mavi yüzgeçli orkinos avı

Akdeniz’de  mavi yüzgeçli orkinos avı 25 Mayıs tarihinde başlıyor. Orkinos, bir çeşit tuna/ton balığı. Ton balıklarının en makbulü. Japonlar tarafından çiğ olarak yeniyor. Akdeniz’de yakalanan mavi yüzgeçli orkinosların tamamı Japonya’ya ihraç ediliyor. Bizim taze ve konserve olarak yediğimiz ton balıkları mavi yüzgeçli ton balıklarından farklı türde balıklar. Genelde Ege kıyılarında avlanan tombik diye adlandırılan tür ton balıkları. Uluslararası bir örgüt mavi yüzgeçli orkinos avını sınırlıyor. Düzenliyor. Getirilen sınırlamaya göre Akdeniz’de bir sezon toplam 13.500 ton orkinos avlanabiliyor. Toplam av miktarına göre ülkelerin av kotaları belirlenmiş durumda. Türkiye’nin kotası yılda 556 ton. AB ülkelerinin kotası 7.938 ton. Fas’ın 1.270, Tunus’un 1.057, Libya’nın 937 ton avlanma […]

Türkiyedeki balık çeşitleri

ACIBALIK (Rhodeus seiceus amarus)Trakya, Marmara ve Karadeniz’de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşar. Bitkiler ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6, en çok 9 santimetreye kadar büyür. Üreme devresi nisan-haziran arasıdır. Dişisi uzun hortumuyla yumurtalarını bir midyenin içine ustaca bırakır. Erkek de spermlerini midyenin açılıp-kapanarak emdiği suya bırakarak yumurtaları döller. 2-3 haftada olgunlaşan yavrular, midyeyi terkeder. Böylece küçük cüsselerine rağmen emniyetli üreme tamamlanır. AFANGUS (Aphanius fasciatus)Ege ve Akdeniz’in sahillerine akan içsularda yaşar. Çeşitli türleri ülkemizde yaygındır. Nehirlerin yavaş akıntılı veya durgun bölümlerinde yuvalanır. Boylan 5-6 santimetre olur. Acı ve tuzlu sulara da uyum gösterir. Kabuklular ve özellikle su yüzeyindeki sinek-böcek larvalarıyla […]

Zehirli Balon Balığı Akdeniz ve Ege’yi istila etti

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özoğul, balon balığının yanlış tüketilmesi halinde solunum yetmezliğinden bir insanı öldürebileceği gibi felç de edebileceğine dikkati çekerek, “Bu balığın Uzakdoğu’da yaygın olarak tüketiliyor. Avlanan bu balığın ekonomiye kazandırılması lazım. Balon balığının zehri dünyada, kanserli hücrelere karşı mücadelede, eroin bağımlılığı tedavisinde, migren, romatizma ve ölümcül kanser ağrılarında kullanılmaya başlandı” dedi. Bilimsel adı Lagocephalus sceleratus olan balon balığı, tahminlere göre 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı’ndan Akdeniz ve Ege’ye göç etmiş pek çok deniz canlısından biri. Köken olarak da daha çok Avustralya, Japonya, Hint Okyanusu, Doğu Afrika, Kızıl Deniz gibi coğrafyalarda yaygın olarak yaşayan bir tür. İskenderun’dan İzmir Körfezi’ne kadar olan sahillerde sayıları gün geçtikçe artan bu balık türü, bilinçsiz tüketilmesi […]

PALAMUT (Sarda sarda, Scombridae, Perciformes)

Türkiye deniz balıkçılarının düşlerini süsleyen, özellikle İstanbul balıkçıları için İstanbul’un tarihi kadar eski olan palamut amatörleri peşinde koşturan balıklardandır. Dilimizde yaşına dolayısı ile boyuna göre değişik isimlerle anılır en bilinen isimleri çingene palamutu, palamut ve toriktir. Tüm isimlerinin listesi ve boyuna sınıflandırılması alttaki tablodaki gibidir. Bu arada palamut yabancı amatörlerin de bilip tanıdığı bir balık olarak bonito, Atlantic bonito (İng., USA, İsp.), bone jack (USA), palamida (Yun), pelamide (Alm., Rom.) isimleri ile de anılır. Üstteki yaklaşık tabloda palamut balığının özellikle İstanbul profesyonel balıkçı esnafı arasındaki isimleri verilmektedir. Bir bakışta zindandelen mi, torik mi?, ayırmak balıkçı tezgahına yanaşıp balık almaya çalışanlar […]

Sinarit (Dentex dentex)

Karagöz, bilimsel adı ile Sparidae familyasının sert, güçlü, az bulunan ve iri bir balığıdır. Etinin de lezzetli olması diğer özelliklerine eklenince amatörlerin düşlerini işgal eder. Bilimsel adı  Dentex dentex’dir. Dilimizde sinarit olarak bilinirken yabancı kaynaklarda common dentex (USA, İng.), Porgy (USA), Dentice (İtl), Dentol, Denton (İsp) gibi isimlerle de rastlanır. Bununla beraber yabancı kaynaklarda sıkça görülen bir balık değildir. Bence bunun nedeni avının zorluğu, nadir yakalanmasıdır. Yabancı amatörler bu zor balığa bence yenilmişler. Doğu Atlantik’te İspanya, Kanarya adaları civarı ve Senegal, Moritanya kıyıları kadar olan kısımlarda, Kuzey Afrika kıyılarında ve Akdeniz’de bulunur. Denizlerimizde başlıca Ege ve Akdeniz’de bulunur. Aslında bu […]

KARAGÖZ Sparidae, Perciformes, Diplodus vulgaris

Yurdumuzun tüm denizlerinde yaşayan karagöz balığı, ılıman denizlere özgü bir balıktır. karadeniz’de de bulunmakla beraber sayıca Marmara ve Akdenizde olduğundan daha azdır. Türkçe’de bazen tahta balığı, çırpıntı, karakulak ama daha çok karagöz olarak tanınırken diğer dillerde blacktail bream, twoband bream (ABD), avlias, kampanas, kakarelos (Yun), sargo mojarra (İsp.), sparus negro (Rom.), amarel (Pol.) adları ile rastlanır. Vücudu yüksek sırt profili ve yanlardan basık olması nedeni ile neredeyse yuvarlak disk görünüşlüdür. Tüm vücudu iyi intibak etmiş iri pullarla kaplıdır. Sırt yüzgeci sert, uzun ve tek parçadır; ön tarafında batıcı dikenler vardır ama bunlar izmarit balığındaki kadar tehlikeli değildir.

ÇİPURA- ÇUPRA, Sparidae, Perciformes, Sparus

  Ege’nin meşhur balığı çipura (Çupra) veya alyanak. Yurdumuzda çipura, çıpra, çupra, alyanak veya mendik diye bilinir, yarım kiloya kadar olanlarına lidaki, bir kiloya kadarlarına da kaba lidaki denir. Diğer dillerde gillthead seabream (İng., ABD), dorado (İsp., Fra., Pol.), goldbrassen (Alm.), Tsipoura (Yun.) gibi isimlerle bilinir. Vücudu yanlardan basık, yüksek bir sırt profiline sahiptir; bu ona oval bir görünüm vermektedir. Tüm vücudu iri pullarla kaplıdır, Sırtı koyu gümüşi renkte yanları beyazdır; tüm vücudunda sarımsı janjanlı parıltılar görülür. Solungaç kapağının üstünde yanal çizginin başlangıç noktasında siyah bir leke bulunur bu lekenişn alt tarafı kırmızımsı pembesi rengi ile balığa alyanak denmesine neden olur. […]

LEVREK İspendek (Seabass, perchia, seebarsch)

Kurnaz, ürkek, yakalandığında mücadeleci olan levrek, avının zorluğu, az yakalanması ve çok lezzetli eti ile amatörler arasında aranan, yakalayana prestij kazandıran bir balıktır. Moronidae familyasından olup Doğu Atlantik kıyılarında Norveç’ten Kuzey Afrika kıyılarına kadar, bu arada Akdeniz Marmara ve Karadeniz’de de bulunur. Yabancı kaynaklarda sea bass (ABD), European seabass (İng), perchia (İtl), gemeiner seebarsch (Alm), bar (Fra), levreki (Yun) gibi isimlerle tanınır. Yurdumuzda Levrek olarak bilinir

LÜFER Boğazın efendisi (bluefish, choppers, skipjack)

Gezici balıklardan olan Lüfer, Karadeniz’le Ege Denizi arasında dolaşır. Büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre: boyları, 10 santimetreye kadar olarılar defheyaprağı, 15-18 santimetreye kadar olanlar çinakop, 18-25 santimetreye kadar olanlar sarıkanat, 28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer, 35 santimetreden fazla olanları da kofana diye adlandırılır. Seyrek olarak kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı görülmüştür. Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar.

AKYA BALIĞI, Kuzu, Çıplak, Sarıkuyruk, Lichia amia, Leerfish

Güçlü, mücadeleci ve günümüzün nadir yakalanan balılarından akya, yöresel olarak çıplak, kuzu balığı, leka ve bazen de iskender balığı gibi isimlerle de anılır. Yabancı kaynaklarda leerfish, (İng., ABD), lichia (Alm.), lichi amie (Fra.), palomide (İsp.), litsa (Yun.) gibi isimlerle bulunabilir. Vücudu elipse yakın yanlardan basıkdır. Sırtı mavi veya yeşil-kahverengi, yanal çizginin altı parlak beyazdır. Gençlerinde yanlarda kahverengimsi bantlar bulunabilir. Vücuduna çok iyi işlemiş küçük pulları vardır, bu pullar o kadar iyi işlemiştir ki balık sanki pulsuzmuş gibi durur, bu nedenle de çıplak denilir hatta bazen pulsuz olarak da anılır; kafasında pul bulunmaz. Sırt yüzgeci çifttir birinci sırt yüzgeci alışılmışın dışında […]

TEKİR (Mullus surmuletus)

Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15-35, en çok 25 santimetre olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 metreden 100 metreye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10-60 metre derinlere bırakır. Etinin lezzeti, eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

TRAKONYA (Trachinus draco)

Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17-18, en çok 35-40 santimetre boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda çarpan balığı olarak adlandırılan trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

TİRSİ (Alosa fallax)

Boyları 30-33 santimetreye ulaşabilen tirsi, bir karadeniz balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara’da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya ailesinden bir balık oları tirsi; taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.

TRANÇA (Pagrus ehrenbergi)

Mercan ailesinden ve fangri ile aynı türdendir. Ege’nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başırıa yaşar. Boyu 30-50, en çok 75 santimetre olur. Kış aylarında 150 metre derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Aynca dip hayvanları ve balıklar da besinine ek olur. Hem erkek, hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması, neslini çok azaltmıştır.

YAZILI HANİ (Serranus scriba)

Uzunluğu en çok 25 santimetre olabilen yazılı hani, kendi türünün tipik bir ömeğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek balığı ailesindendir. Kendinden küçük balıklar, karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 metre derinlerde, belirli bölgelerde yanlız yaşar. Baş kısmındaki çeşitli renk ve süslemelerden “yazılı” ismini alır. Üremeleri mayıs-haziran arasında olup cins ve türlerine göre 18-900 bin yumurta döker.

ZARGANA Balığı (Belone belone)

  60-70 santimetre bazen de 1 metre uzunluğu varan zargana, ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, çaça, çamuka ve kıraça gibi küçük balıklarla besinlenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde 30-50 bin yumurta verir.   Belonidae ailesindendir. Zargana, ince uzun  yuvarlak gövdesi, çevik, atletik yapısı ve yakalandığında direnmesi ile amatör balıkçılar tarafından zevkle avlanır. Türkçe’de adı zarganadır. Yabancı kaynaklarda garfish (İng., ABD), garpike (İng.), aguglia (Fra., İtl.), alpabarda (İsp.), sargan (Rus.), Zárgana (Yun.) gibi isimlerle bulunur. […]

SİVRİBURUN KARAGÖZ (Diplodus puntazzo)

Karagöz balıkları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz Bölgesi’nde de rastlanır. 0-400 metre derinliklerde yaşar. Sivriburun karagöz, 35 santimetreye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bahklardır. Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkileri ve küçük kabuklularla besinlenir. Bu balıkların mensup olduğu spridea familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.

SARIAĞIZ (Argyrosomus regius)

Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık, mercan, kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Ortalama boyu, 50-60 en çok 2 metre ve 75 kilogram olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlarıılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.