Okumanın efsane makinesi azores şimdi Türkiye’de !

Okuma markasını balıkçılık ile ilgilenip’de bilmeyen yoktur sanırım. Avenger serisinden aşına olduğumuz markanın şu sıralar merakla beklenen yeni modeli #AZORES stoklarımıza girmiş durumdadır.Makinen teknik özelliklerinden bahsetmek gerekirse 6:1 devir oranlı, 7 rulmanlı, 20lbs drag kapasitesine sahip, 0,45mm misinadan 250 metre sarabilir.Tuzlu suda ve derin su balıkların avında rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Türkiyedeki balık çeşitleri

ACIBALIK (Rhodeus seiceus amarus)Trakya, Marmara ve Karadeniz’de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşar. Bitkiler ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6, en çok 9 santimetreye kadar büyür. Üreme devresi nisan-haziran arasıdır. Dişisi uzun hortumuyla yumurtalarını bir midyenin içine ustaca bırakır. Erkek de spermlerini midyenin açılıp-kapanarak emdiği suya bırakarak yumurtaları döller. 2-3 haftada olgunlaşan yavrular, midyeyi terkeder. Böylece küçük cüsselerine rağmen emniyetli üreme tamamlanır. AFANGUS (Aphanius fasciatus)Ege ve Akdeniz’in sahillerine akan içsularda yaşar. Çeşitli türleri ülkemizde yaygındır. Nehirlerin yavaş akıntılı veya durgun bölümlerinde yuvalanır. Boylan 5-6 santimetre olur. Acı ve tuzlu sulara da uyum gösterir. Kabuklular ve özellikle su yüzeyindeki sinek-böcek larvalarıyla […]

Türkiye’deki balık çeşitleri

Ülkemizde bulunan balık çeşitleri hakkında kısa bilgileri burada bulabilirsiniz.

ACIBALIK (Rhodeus seiceus amarus)
Trakya, Marmara ve Karadeniz’de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşar.
Bitkiler ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6, en çok 9 santimetreye
kadar büyür. Üreme devresi nisan-haziran arasıdır. Dişisi uzun hortumuyla
yumurtalarını bir midyenin içine ustaca bırakır.

Sinarit (Dentex dentex)

Karagöz, bilimsel adı ile Sparidae familyasının sert, güçlü, az bulunan ve iri bir balığıdır. Etinin de lezzetli olması diğer özelliklerine eklenince amatörlerin düşlerini işgal eder. Bilimsel adı  Dentex dentex’dir. Dilimizde sinarit olarak bilinirken yabancı kaynaklarda common dentex (USA, İng.), Porgy (USA), Dentice (İtl), Dentol, Denton (İsp) gibi isimlerle de rastlanır. Bununla beraber yabancı kaynaklarda sıkça görülen bir balık değildir. Bence bunun nedeni avının zorluğu, nadir yakalanmasıdır. Yabancı amatörler bu zor balığa bence yenilmişler. Doğu Atlantik’te İspanya, Kanarya adaları civarı ve Senegal, Moritanya kıyıları kadar olan kısımlarda, Kuzey Afrika kıyılarında ve Akdeniz’de bulunur. Denizlerimizde başlıca Ege ve Akdeniz’de bulunur. Aslında bu […]

KARAGÖZ Sparidae, Perciformes, Diplodus vulgaris

Yurdumuzun tüm denizlerinde yaşayan karagöz balığı, ılıman denizlere özgü bir balıktır. karadeniz’de de bulunmakla beraber sayıca Marmara ve Akdenizde olduğundan daha azdır. Türkçe’de bazen tahta balığı, çırpıntı, karakulak ama daha çok karagöz olarak tanınırken diğer dillerde blacktail bream, twoband bream (ABD), avlias, kampanas, kakarelos (Yun), sargo mojarra (İsp.), sparus negro (Rom.), amarel (Pol.) adları ile rastlanır. Vücudu yüksek sırt profili ve yanlardan basık olması nedeni ile neredeyse yuvarlak disk görünüşlüdür. Tüm vücudu iyi intibak etmiş iri pullarla kaplıdır. Sırt yüzgeci sert, uzun ve tek parçadır; ön tarafında batıcı dikenler vardır ama bunlar izmarit balığındaki kadar tehlikeli değildir.

LEVREK İspendek (Seabass, perchia, seebarsch)

Kurnaz, ürkek, yakalandığında mücadeleci olan levrek, avının zorluğu, az yakalanması ve çok lezzetli eti ile amatörler arasında aranan, yakalayana prestij kazandıran bir balıktır. Moronidae familyasından olup Doğu Atlantik kıyılarında Norveç’ten Kuzey Afrika kıyılarına kadar, bu arada Akdeniz Marmara ve Karadeniz’de de bulunur. Yabancı kaynaklarda sea bass (ABD), European seabass (İng), perchia (İtl), gemeiner seebarsch (Alm), bar (Fra), levreki (Yun) gibi isimlerle tanınır. Yurdumuzda Levrek olarak bilinir

LÜFER Boğazın efendisi (bluefish, choppers, skipjack)

Gezici balıklardan olan Lüfer, Karadeniz’le Ege Denizi arasında dolaşır. Büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre: boyları, 10 santimetreye kadar olarılar defheyaprağı, 15-18 santimetreye kadar olanlar çinakop, 18-25 santimetreye kadar olanlar sarıkanat, 28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer, 35 santimetreden fazla olanları da kofana diye adlandırılır. Seyrek olarak kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı görülmüştür. Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar.

AKYA BALIĞI, Kuzu, Çıplak, Sarıkuyruk, Lichia amia, Leerfish

Güçlü, mücadeleci ve günümüzün nadir yakalanan balılarından akya, yöresel olarak çıplak, kuzu balığı, leka ve bazen de iskender balığı gibi isimlerle de anılır. Yabancı kaynaklarda leerfish, (İng., ABD), lichia (Alm.), lichi amie (Fra.), palomide (İsp.), litsa (Yun.) gibi isimlerle bulunabilir. Vücudu elipse yakın yanlardan basıkdır. Sırtı mavi veya yeşil-kahverengi, yanal çizginin altı parlak beyazdır. Gençlerinde yanlarda kahverengimsi bantlar bulunabilir. Vücuduna çok iyi işlemiş küçük pulları vardır, bu pullar o kadar iyi işlemiştir ki balık sanki pulsuzmuş gibi durur, bu nedenle de çıplak denilir hatta bazen pulsuz olarak da anılır; kafasında pul bulunmaz. Sırt yüzgeci çifttir birinci sırt yüzgeci alışılmışın dışında […]

TEKİR (Mullus surmuletus)

Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15-35, en çok 25 santimetre olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 metreden 100 metreye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10-60 metre derinlere bırakır. Etinin lezzeti, eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

TRAKONYA (Trachinus draco)

Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17-18, en çok 35-40 santimetre boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda çarpan balığı olarak adlandırılan trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

TİRSİ (Alosa fallax)

Boyları 30-33 santimetreye ulaşabilen tirsi, bir karadeniz balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara’da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya ailesinden bir balık oları tirsi; taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.

TRANÇA (Pagrus ehrenbergi)

Mercan ailesinden ve fangri ile aynı türdendir. Ege’nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başırıa yaşar. Boyu 30-50, en çok 75 santimetre olur. Kış aylarında 150 metre derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Aynca dip hayvanları ve balıklar da besinine ek olur. Hem erkek, hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması, neslini çok azaltmıştır.

YAZILI HANİ (Serranus scriba)

Uzunluğu en çok 25 santimetre olabilen yazılı hani, kendi türünün tipik bir ömeğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek balığı ailesindendir. Kendinden küçük balıklar, karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 metre derinlerde, belirli bölgelerde yanlız yaşar. Baş kısmındaki çeşitli renk ve süslemelerden “yazılı” ismini alır. Üremeleri mayıs-haziran arasında olup cins ve türlerine göre 18-900 bin yumurta döker.

ZARGANA Balığı (Belone belone)

  60-70 santimetre bazen de 1 metre uzunluğu varan zargana, ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, çaça, çamuka ve kıraça gibi küçük balıklarla besinlenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde 30-50 bin yumurta verir.   Belonidae ailesindendir. Zargana, ince uzun  yuvarlak gövdesi, çevik, atletik yapısı ve yakalandığında direnmesi ile amatör balıkçılar tarafından zevkle avlanır. Türkçe’de adı zarganadır. Yabancı kaynaklarda garfish (İng., ABD), garpike (İng.), aguglia (Fra., İtl.), alpabarda (İsp.), sargan (Rus.), Zárgana (Yun.) gibi isimlerle bulunur. […]

SİVRİBURUN KARAGÖZ (Diplodus puntazzo)

Karagöz balıkları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz Bölgesi’nde de rastlanır. 0-400 metre derinliklerde yaşar. Sivriburun karagöz, 35 santimetreye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bahklardır. Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkileri ve küçük kabuklularla besinlenir. Bu balıkların mensup olduğu spridea familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.

SARIAĞIZ (Argyrosomus regius)

Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık, mercan, kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Ortalama boyu, 50-60 en çok 2 metre ve 75 kilogram olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlarıılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.

SARIGÖZ (Spondyliosoma cantharus)

Sparidae ailesinden bir balıktır. Boyları 50 santimetre olabilir. Anatomisi karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz’de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz soluncanları ve özellikle karidestir. Etleri de karagöz ve mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri, erken ilkbahar aylarından başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.

PİSİ (Pleuronectes platessa)

Ortalama 30-40 santimetre boy ve 250-350 gram ağırlıkta olabilen, ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. Denizlerin kumlu, çakıllı diplerinde, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenip, 15-18 yıla kadar yaşar. Sıcak ayları diplerde geçirip, kışın sahillere yaklaşır. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türü de tatlı sularda yaşar. Üremelerini ocak-mart arasında 5-6° C. sularda yapar. 800,000-1 milyon yumurta verir.

SARDALYA (Sardine pilchardus)

Sürü halinde, yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünü ateşin aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diye de tanınır. Boyları, ortalama 15 santimetre en çok 20-22 santimetre olur. Deniz içinde henüz yumurtadan çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı Bölgesi ve Kuzey Ege’de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri nisandan eylüle kadar geniş bir devrede ve çok kerelerde olur. Yaklaşık 20,000 yumurta verir.

ORKİNOS (Thunnus thynnus) Ton balığı

Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3-4 metre ve ağırlıkları da 100-150 kilogramdan 800 kilograma kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos, sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. Yazın Karadeniz’e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara’ya ve oradan da Ege’ye geçerek hemen bütün Akdeniz’i dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40-60 kilometre hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart-ağustos arasında ürerler ve yaklaşık 1 milyona yakın yumurta verirler. Yaşam süreleri, ortalama 15 yıldır. İhracat ve gıda endüstrisi yönünden ekonomik değeri çok yüksektir. ORKİNOS AVI NASIL YAPILIR? Orkinos balıkçılığı tamamen balina avcılığı gibidir hatta ondan daha tehlikeli bile olduğu düşünülebilir, bir çinakop […]

MİNAKOP (Umbma cirrosa)

Kötek balığı da denir. Bütün denizlerimizin taşlık, kayalık bölgelerinin 100-150 metreye varan derinliklerinde, dibe yakınlarında yalnız yaşar. Zaman zaman acı sulara ve nehir ağızlarına da girer. Eşkina ve sarıağızla aynı türdendir. Yumuşakça, kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin şartlarına göre üremesini nisandan ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin lezzeti levreğe yaklaşır.

ORFOZ (Epinephelus guaza)

Hani türünden ve levrekle akrabadır. Ortalama 60-70 santimetreden 1-1,5 metre boy ve 30-40 kilogram ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 metreden 150 metre derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili, ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.

MIĞRI (Conger conger)

2-3 metre boydan 50-60 kilogram erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ suların, kışın 150 metre derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez. Sert, hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. İlk ve sonbahar arası 100-150 metre derinlerde, açık denize, 3-5 milyon yumurta döker. Eti lezzetli ve besin değeri çok yüksektir.

MERCAN (Pagellus erythnnus)

Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve Akdeniz’de yaygındır. Boyları yaklaşık 20-30, en çok 70 santimetre olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın yaşar. Diğer mercanlar gibi hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile ağustos arası ürer. Lezzetli eti ve her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir.